Üye Girişi
Kullanıcı :
Şifre :
 
Şavşat.com'a Üye
Değil misiniz ?


Köşkidekiler

AnaSayfa
Kültür ve Sanat
Duvar Gazetesi
Haber/Güncel
Mesaj Tahtası
Foto Galeri
iletişim
Şavşat ve Şavşatlılar Rehberi
Şavşat ve Turizm
Şavşat ve Medya

Bugün
21 Ağustos 2019 20:41

Son 25 Üye

Osman Dündar

ENİS KUMAŞ

TURHAN TÜREMEN

Ramazan Yıldırım

Tekin Acı

Seyfettin Özışık

Yaşar Temur

Nuran Aydın

Kadir Yalciner

Şenol Boz

Erdem Altun

Onur Geçkin

Zeki Ekinci

Selçuk Özgür

Mehmet Çiçek

Şeyma Dede

Naim Gümüş

Özbay Demir

Gizem Yazar

Nurbay Demir

ibrahim Büyük

Gökhan Durmuş

Nurbay Gül

Erkan Yılmaz

Nehir Kübra Avcı


Fuat Yüksek - Foto Galeri
  DUVAR YAZILARI ...

  KATEGORİK BAŞLIKLAR ...

Terör Ve Demokrasi Üzerinden Samimiyet Testi

Asım Livaneli / 05 Nisan 2006 04:19

Son günlerdeki gelişmelere bakıyorum da Türkiye son beş yılın en ağır şartlarını geçiriyor. Üstelik bir yanda AB’nin kapısına dayanmışız, bir yandan sürekli büyümeyi yakalamışız, enflasyon tek haneli rakamlara inmiş, kişi başına düşen milli gelir 5 bin doları geçmiş. Türkiye hiç bu kadar istikrar görmemişti 50 yıldır. Türkiye’nin ağır şartları bunlar değil elbette. Bunlar Türkiye’nin yüz akı sayılacak gelişmeler.



Sevgili okur merak ediyorsun değil mi bu şartlar altında “ağır şartlar” ne olabilir diye. Anlatayım efendim.



Güneydoğuda ve İstanbul’daki provakasyonlardan tutun da Sabah Gazetesinde Cuma günü manşetten yayınlanan “fişleme” olaylarına kadar, sonrada başbakanlıkta bekleyen “terörle mücadele kanun taslağı”na kadar biraz düşünün. Bunlar Türkiye’de son 5 yılda yaşanan en ağır şartlar. Peki gerçekten bir terör tehlikesi var mı?



Güneydoğudaki olaylara bakıyoruz katılanlar birkaç bini geçmiyor. İstanbul’daki eylemler zaten 30-40 kişilik eylemler. Halk bunlara destek vermiyor. Yetkililerin tamamı bu olayların “provakasyon” olduğunu söylüyor. Böyle bir ortamda “terör var” demek mümkün değil. Çünkü yaşananlar terör değil provakasyon. Bunu kabul etmeyenin mantığından şüphe ederim.



Peki öyleyse bu provakasyonlarla nereye varılmak isteniyor? Çok kolay efendim. “Terör var” havası oluşturmak. Sonra demokrasiyi ve düşünce özgürlüğünü kısıtlayacak bir “terörle mücadele kanunu” hazırlatmak. Ardından ne gelecek peki? Oda çok basit: Sabah gazetesinde manşetten verilen fişleme hadisesi kapsamında ve oluşturulacak terörle mücadele yasasına dayanarak bir budama ve sindirme çalışması. Kamuda çalışan vatanı ve milleti için hiçbir fedakarlıktan geri durmayan personeli budayacaklar. Bunları, tıpkı daha öncede başımıza geldiği gibi “terörle bağlantılı” diye kamu görevinden uzaklaştıracaklar. Sonra: Sonrası da belli efendim. Peşkeş çekilen ihaleler, içi boşaltılan bankalar, her zenginin başına bela olacak birer mafya tahsildarı. Ardından da iş sanayiciye yönelecek ve “bu yeşil sermaye, bu kırmızı sermaye, bu bilmem ne sermaye” denilip Anadolu girişimcisinin önü kesilecek.



Tüm bunlar yaşanırken, AB bize diyecek ki “kardeşim sizi içimize alamayız”. AB olmayınca da demokratikleşme için bir gerekçemiz kalmayacak zaten! Neyimize bizim demokrasi!



Tam bu noktada vatandaş olarak herkesin izlemesi gereken bir şey daha var. Medyayı iyi takip etmek. Kimler ne yazıyor? “Terör hortladı, irtica geliyor…..vs.” bu tür söylemler içine girenleri iyi takip edin efendiler. Sonra da eğer yukarıda çizdiğim kara tablo gerçekleşirse bunların alacağı ihalelere bakın. Şimdi herkesle birlikte medya büyük bir sınavdan geçiyor. Bu sınavda arada perdenin arkasını görmeden çala kalem edenler bir kenara, bilinçli olarak “terör var, sert bir terörle mücadele kanununa gerek var” diyenlerin aslında hayatları boyunca demokrasi suyundan bir bardak içmek kenara dursun, o suyla ayaklarını bile yıkamadıkları ortaya çıkacak.



Bin yıl süreceği ifade edilen 28 şubat bitti ve de o süreci hazırlayanlar tekrar harekete geçti. Bunu kimler yapıyor diye sormayın. Medyayı iyi takip edin. Terörle mücadele kanununa gelince. Elbette olabilir. Ama, bu asla demokratik ve hukuk devleti ilkelerinin önüne geçemez. Sokağa dökülüp terör çıkarana git ve istediğin sertliği göster. Ama terör var diye düşünce özgürlüğü kısıtlanırsa, birileri ellerinde bilmem nereden aldıkları sahte belgelerle kendilerini devlet görevlisi gösterip vatandaşları arar yada alıkoyarlarsa, masum insanlar mağdur edilirse;



İşte bu yasa AK Parti hükümetinin ve de iktidarının son yasası olur. Çünkü bu millet, Ak Parti’ye “demokrasiye sahip çıksın, özgürlüklerin önünü açsın, bizi AB ye taşısın” diye oy verdi. Medyayla birlikte Ak Parti’de zor bir sınavdan geçiyor. Dilerim, Ak Parti meclis grubu demokrasinin, milletin ve “kendisinin” yanında tavır alır.



Bu olayları kimin nasıl yaptığını bilmeniz için iki film tavsiye edeyim. Gerçi birisinin makaslanarak yayınlanacağı söylentileri var. Ama yine de bir fikir verir. Show TV’de “HACI”, STV’de ise “ŞUBAT SOĞUĞU”. Bu iki film bayağı fikir verir size sayın okurlarım.



Bu arada ey okuyucu. Ümitsizliğe düşme. Bu millet en zor badireler de bile gereğini yapmıştır. Kendine güven. Korkma. Korkma ki, seni korkutmaya sindirmeye çalışanlar korksun. Her sabah kaktığında aynanın karşısına geç ve “bu gün Türkiye için ne yapabilirim” diye düşün. Gerisi gelecektir.



Ulu önderin dediği gibi:



“MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET, DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.”



Duvar Yazı Yorumları
ismet beyin dikkatine

Asım Livaneli / 07 Nisan 2006 09:25

benim elimde bir defter bir kalem şu atatürkçü şu değil diye liste tutmuyorum. kimin atatürkçü olup olmadığını öğrenebilecek bir mekanizma yok. ayrıca bunun ne önemi vardır ki. işidi dürüstçe yapan herkes benim için değerlidir. bizler insanların farklılıklarından yola çıkarsak, kardeşler bile farklı olduğu için birlikte yaşayacak insan bulamayız. insanların beyenmediğimiz yönlerini değil, beyenebileceğimiz yönlerini görmeye çalışırsak insanları daha çok sever, daha mutlu bir birey oluruz. tahılın içinden taş mı ayıklıyorsunuz ki insanları katagorilere ayırma lüzumu hissediyorsunuz.

bence bu köhne kalmış 19. yüzyıl düşüncesidir.
insanları insan oldukları için sevmeliyiz, bizim gibi düşündüğü için değil.

herkes sizin gibi düşünse, dünya toz duman olur.

Siz Atatürk'ün bu vatan evlatları arasında ne zaman ayrımcılık yaptığını gördünüz ki, onu referans alarak bir kesimi bu ülkede "ötekiler" nitelemesi ile suçluyorsunuz.

saygılarımla.
asım livaneli



ismet Aci / 08 Nisan 2006 01:05

Mustafa kemal Atatürk'ün mevcut olduğun kudret damarlarında ki asil kanda mevcut sözünü örnek verren değerli kardeşim, Ak Parti iktidarı bu sözü söyleyelenlerle ne kadar uyuşur acaba.ismet ACi


sana katılıyorum asım kardeşim

Fatih Subaşı / 06 Nisan 2006 18:20

yazdıklarını keşke başkalrıda okuyabilse
ben bu işlerde muhalefetin de parmağının olduğunu düşünüyorum yine de tebrik edrim


  LİNKLER ...
  KATEGORİ İÇERİK LİSTESİ ...
Politika

Artvin Milletve ...

Bürokrasi Şöval ...

Misyonerliğin B ...

Barış Günü ...

1 Eylül Dünya B ...

30 Ağustos ...

Sorumsuzluk ...

Demek ki Yanılm ...

Savaş ve çocukl ...

Sessizliğin Esr ...

Haberi Kirleten ...

Sanayileşme ve ...

Etki ve Tepki ...

Saldırı Cumhuri ...

Paradokslar Cen ...

Cennet Vatan ...

Savaşa Hayır ...

Birleşsin Bütün ...

Ulus ve Çimento ...

1 Mayıs ın Kısa ...

AKP Ülkeyi Yeni ...

"Alo Van, ben Ş ...

Yetim Bürokrat ...

Kamusal Alanın ...

Validen Devlet ...

Çocuklarımız - ...

Terör Ve Demokr ...

Dinin Rolü ...

Müzikli Siyaset ...

Sahi Felsefeye ...

Duvar Yazısı ve Yorumlarınızı üye girişi yaparak ekleyebilirsiniz ...

Haberler

Duvar Gazetesi

Mesaj Tahtası

Foto Galeri

Kültür&Sanat

Ticari Rehberi

İçerik ve Yorumlarınızı üye girişi yaparak ekleyebilirsiniz ...

  

SAVSAT.COM un kayıtlı 6774 üyesi bulunmaktadır.

Öneri ve İstekleriniz | Çağrı | Katılım ve Katkı | Kullanım Şartları