Üye Girişi
Kullanıcı :
Şifre :
 
Şavşat.com'a Üye
Değil misiniz ?


Köşkidekiler

Son 25 Üye

Ramazan Yıldırım

Tekin Acı

Seyfettin Özışık

Yaşar Temur

Nuran Aydın

Kadir Yalciner

Şenol Boz

Erdem Altun

Onur Geçkin

Zeki Ekinci

Selçuk Özgür

Mehmet Çiçek

Şeyma Dede

Naim Gümüş

Özbay Demir

Gizem Yazar

Nurbay Demir

ibrahim Büyük

Gökhan Durmuş

Nurbay Gül

Erkan Yılmaz

Nehir Kübra Avcı

Selçuk Gündüz

Ali Osman Yıldız

Özgür Çelik

AnaSayfa
Kültür ve Sanat
Duvar Gazetesi
Haber/Güncel
Mesaj Tahtası
Foto Galeri
iletişim
Şavşat ve Şavşatlılar Rehberi
Şavşat ve Turizm
Şavşat ve Medya

Bugün
18 Kasım 2017 18:57

Suloban
  DUVAR YAZILARI ...

  KATEGORİK BAŞLIKLAR ...

Güney Kafkasya Tarihinde Hamşizadeler

Zafer Şenol / 24 Aralık 2005 13:21

Kısa Kesitler -III-




Acara ve Şavşat Sancağında Hamşizadeler




II. Bölümün Devamı....



1853 yılında, Ruslarla iki yıl sürecek olan Kırım savaşı başlamıştı. Bu savaşı Rumeli ve Anadolu cephelerinden başka birde Batum cephesi vardı. Yerli ahaliden Çürüksulu iki kardeş olan Hasan ve Ali Beylerle Dede Ağa yönetimindeki gönüllüler, Ordumuzla birlikte Ruslara karşı yiğitçe savaştılar. Bozguna uğrayan Rus kuvvetlerinin elindeki kale zaptedilmiştir. Böylece Ruslar, Acaristan toprağına girememişlerdir. Acara 1878 yılına kadar kesintisiz olarak Osmanlı Devleti hakimiyetinde yaşadı. Batum şehrinin Türk hayatı ayrı bir önem taşımaktadır. Bu şehir, uzun yıllar Kafkasya Türklüğünün buluşma yeri ve İstanbul kapısı rolünü oynamıştır.



Ruslar 1827’de Revan Hanlığına saldırarak Ceneral Paskeviç idaresindeki asrî silahlı nizami ordusuyla Tebriz’i işgal etmiş ve ordusuz Türkiye’ye saldırmak üzere 26 Haziran 1828’de 14 bin talimli askeriyle Arpaçay’dan Kars sınırını aşmış 1 Temmuz günü 10 bin kişilik talimsiz askerlerle korunan Kars önündeki düz ovaya konarak şehri kuşatmıştır.5 Temmuz’da doğudan ve batıdan sıkı top ateşleriyle döğülmekte olan Kars’ın güneyindeki büyük Tabya İstikâmı çok kanlı boğuşmalar sonunda düşürülmüş bir koldan da Karabağ eteğinden hücum eden düşman bütün mahallelere kadar girmiştir.Yalnız Miralay Niklaşefski idaresindeki Ak mezarlığa saldırılan bir kol bozulmuştur.



Kars şehri yaylı paçavralarla cayır,cayır yakılmış Kars’ın mahallelerinde 3 gün süren süngülü kılıçlı kavgalarla 7 Temmuz 1828 Pazartesi günü alevler içerisinde yanan dış kale içerisindeki kale içi mahallesine girip Kars tamamen işgal edilmiş.Moskofların eline düşmüştür.14 zâbit ve 4 bin nefer telef olmuştur.Moskoflar toplam 15 bin cana kıymıştır.Seyyar ordu kumandanı Köse Mehmet Paşa idaresinde Erzurum’dan 10 bin kişilik kuvvetle şehre 10 kilometreye kadar yaklaşmış topları olmadığından Ardahan’a çekilmiştir.Kars muhafızı Emin Paşa Kars iç kaleye çekilmiş top ve tüfekle korunmaya devam etmiş bu durum bir hafta sürmüştür. İç kaleyi teslim alamayacağını anlayan Moskoflar şehrin ulema ve ileri gelenlerini sıkıştırarak eşraflarını sürgün ve idamlarına başlamış Emin Paşa’ yı da bu yolla teslime zorlamıştır.Emin Paşa çoluk çocuğa dokunmamak şartı ile 15 Temmuz 1828’de teslim olmuş iç kalede işgal edilmiştir



1829 baharında Tiflis’ten yeni ikmal ve yardımcılar olarak kuvvetlenen ve Kars’ta muhafızlar bırakan Paskeviç 14.500 kişilik seçme askerleriyle Haziran sonunda Soğanlı dağlarının üzerinden aştı.Anadolu’nun müdafaasına bakan Eğinli Kasap Salih Paşa Erzurum valisi ve (Şark seraskeri) başkumandanı olarak Sivas valisi Hakkı Paşa’ da (Anadolu kumandanı) sıfatıyla Pasinler ‘e geçmiş ve Kars’tan gelecek Paskeviç ordusunu karşılamaya hazırlanıyordu. Kayınlı köyünde 50 binden çok başı bozuk ve talimsiz neferler yığını ile sözde mevzilenmiş olan Kasap Salih Paşa kuvvetleri 1 Temmuz 1829 günü Paskeviç ordusunun baskınıyla bozulup darmadağın oldu.Daha sonra pasına giren Paskeviç Mıcıngert Kalesinin kuzey doğusundaki milli düzü’nde bulunan yolu tutan Hakkı Paşa kuvvetlerinin de bozguna uğratarak Erzurum’a yürüdü.Paşaların ehliyetsizlikleri ve hiyaneti yüzünden kuvvetlerimiz kendini toparlayamamış Erzurum halkı da ürküşüp kaçmalarına yol açmıştır.



Paskeviç gezinir gibi Erzurum’a girmiştir.9 Temmuz 1829 Perşembe günü Erzurum’u işgal etmişlerdir.Türk tebeası Ermenilerinden geniş ölçüde faydalanıp onları kılavuzlukta kullanan Paskeviç bir tümenlik muntazam ordu ile Hınıs, Muş ve Bayburt kasabalarını işgal ettiler.Ancak 1 Ağustosta Paskeviç ordusu Bayburt’ta bozulmuş Eylül’ün sonlarında Khart düzünde bir meydan muharebesinde durdurulmuştur.14 Eylül 1829’da Edirne’de Ruslarla Osmanlılar arasındaki Edirne muharebesi sonunda Paskeviç geri çekilirken geçtikleri bütün şehirleri yakarak yıkarak harap etmiştir.



1828-1829 Osmanlı Rus savaşı arefesinde Ruslarla Çıldır Eyaletinin bölgenin Rusya’ya bağlanması konusunda ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa görüşmeler yaptı Himşiaşvili Hamşizade Ahmet Paşa sert, cesur ve yiğit biri olup Mirimiran rütbesiyle Çıldır Mutasarrıfı olmuştur. Yapılan görüşmeler çıkmaza girdi .Batum komutanı ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa Osmanlılar yanında yer aldı. 1244-(1828-29) tarihinde Rusya’ya esir düştü. 1245- (1829-1830) tarihinde serbest bırakıldı. Guria Sarayına çekildi. Kısa bir zaman burada kaldıktan sonra Acara Nigezevli köyünde bulunan Baba ocağını ziyaret ettiğinde her tarafın yakılmış, yıkılmış ve harabeye çevrilmiş olduğunu görünce babasının prensipleri doğrultusunda hareket etmeye karar vermiştir.



1828 Osmanlı Rus savaşı başlarında Batum Paşası (Himşiaşvili) Hamşizade Ahmet Paşa Posof’tan Karadeniz kıyılarına kadarki topraklarda büyük etkinlikler kazanmıştı. (Himşiaşvili) Hamşizade Ahmet Paşa Hulo ‘ya giderek eski bir Gürcü kilisesi yıkıntısı temelleri üzerine kendisine bir saray inşa ettirdi. ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa gibi yörede etkinliği bulunan bir Gürcü Beyi ile dostluk kurarak Ruslar için kaçınılmaz bir duruma gelmiştir.Bunun için 1828 ‘de Osmanlılardan geri alınan tarihi Gürcü yurdu Ahıska bulunan Rus garnizonları Bebutov , ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet paşa ile diyalogları geliştirdi.



1828 Ahıska kuşatması sırasında büyük kahramanlıklar gösteren ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa Bebutov Yürüttüğü görüşmeler sonunda Rus taarruzuna girmeyi kabul etti . Rus imparatoru Nikolas , Hamşizade Ahmet Paşayı “General Miyor “ rütbesi ve “Aziz Stanislav “ madalyasıyla ödüllendirdi. Bu ödülleri almak üzere ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa’ nın Ahıskaya gitmesi gerekiyordu.



Ancak bu sırada Ahıska Rus ordusu komutanı Bebutov görevden alınıp yerine general Osten Saken getirildi ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa yeni generale Osten Saken’e güvenmedi .Bu yüzden Ahıska ‘ya gitmedi.



1829 yılında Ruslar taarruza hazırlanıyorlardı sebebi ise İran ( Tahran’da ) Rus sefarethanesi memurlarının öldürülmesi yüzünden İran’la Rusya arasında savaşın çıkması görünüyordu. Bütün İslam alemi savaş hazırlığına girmiş oldu Bu haber Gürcistan’a yayılmaya başladı Rus’lar Tiflis’teki karargahtan korkulu haberler alıyordu.



Acaralı ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa , Acara’ lı kuvvetiyle 1829 yılı kışına girildiği sıralarda yüksek karlı dağları kuvvetlerinin ayaklarında kara batmamak için (Hedikli) olarak dağı aşıp Ahıska Şehrine kurtarmaya geliyordu ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa’ nın bu hareketi Tiflis’te panik yarattı . Rus ordusu karargahında büyük etkiler yaparak komutanları çıkmaza girmişti.



Acara’ lı ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa’nın kuvvetlerinin Acara’ lı oldukları için Acara’ lılar doğuştan cesur ve kavgacı oldukları için Düşmandan hiçbir şekilde korkmazlardı. ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa kuvvetleriyle Ahıska’ yı kuşattığında Rus komutanı Gesse kara, kara düşünüyordu . Ruslar’ ın Osmanlıların üstün kuvveti karşısında zor durumda düşmüştü . Karadeniz kıyılarının da kaybetme ihtimalleri görülmekteydi . Birkaç ay geçtikten sonra Osmanlı Hükümeti için Gürcistan meselesi önemini yitirmiş olup Kars Ardahan ve Erzurum’un savunmalarına önem verilmiştir. Rus cephesi komutanı Paskeviç bu durumdan yararlanarak Batum ve Acara’ yı işgal etmesi için general Gesse’ ye emir vermiştir. Acara için iki yandan taarruza karar verilmiştir bunlardan biri Gürcistan da bulunan Gesse kuvvetleri iki kuvvet ise general Osten Saken’in Ahıskadaki kuvvetleridir. Osmanlı komutanı Acara’ lı Tuzcu oğlu komutasındaki ( 8.000 ) kişilik kuvveti Gesse’ yi güç duruma sokmuştur. Onun Acaraya girmesini engellemektedir. Acara’ ya girecek olursa bu kuvvet kendisini yandan vuracaktır.



Ruslar her türlü anlaşmalara karşın Osten Saken gerçekten güvenilmez biri olduğunu göstermekte gecikmedi. Osten ordusunu Acara üzerine sevk etti. 1829 yılında vuku bulunan bu saldırısında Acara’ yı bulaşıcı ölümcül hastalıklar sarmıştır . Gürcü halkı köylerini evlerini terk edip dağlara –ormanlara sığınmıştır.Gürcü halkının bu durumunu bilen ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa Acara ‘ya inmiştir. Bu arada Ruslar hızlı hareketlerle Bagleti vadisindeki Riketi köyü sınırlarına dayandılar. Rus generali Osten Saken Hulo’ya bir elçi göndererek Hulo Halkına şu teblikatı ulaştırdı Rus birliklerinin hedefi Acara köyleri değil Batum’ dur. Bu mesajda sizlere bir şey yapmayacağız ancak herhangi biriniz silaha davranıp karşımıza çıkarsanız köylerinizi kül yığınına çeviririz deniyordu.



Rus generalinin ayrıca bir isteği daha vardı ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa’ nın ,Rus birliklerinin Hulo’da merasimle karşılaması idi. Hulo’nun ileri gelenleri bu mesajı ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa’ ya iletmek için üç gün izin istediler bu süre sonunda Hulo’ya giren Rus birlikleri ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa’ yı karşılarında göremeyince çileden çıktılar. ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa’ nın evini yurdunu ateşe verip küle çevirdiler .



Bunu duyan Batum’ daki ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet paşa 400 kadar Acara’ lı askerle Rusların önünü çıkmaya ve onları Batum’a sokmamaya karar verdi. Bunu haber alan Ruslar Batum’a yürümekten vaz geçip Huloda iki gece kalıp dinlendikten sonra Gorcomi yolu ile Ahıska’ ya geri dönmeye karar verdiler .Osten 2000 kişilik birliği ile topuyla,tüfeğiyle mühümmat yüklü hayvanlarıyla çok sayıda askerleriyle geri döndüler Osten birlikleri bir gece bir gündüz yürüdükten sonra, Gorcomi köyüne ulaşabildiler.



Burada cami çevresindeki arazide bir gece soluklandıktan sonra ertesi gün “Somurlu dağına doğru “ yürüyüşünü sürdürdüler ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa Rusların geri dönüşünü duyar duymaz arkalarına düştü ve bir kısın askerlerini Rusların önünü kestirmek için ileri hatlara gönderdi. İlerlemelerini önlediler. Ruslar “Savpalarerdi” tepesinden o gece orada dinlendikten sonra yönlerini değiştirerek Guria Sınırlarına doğru yöneldiler.



Oradan Kvapliani çayını geçerek Ahıskaya ulaştılar yetenekli ve savaşçı olan ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa 1829 yılı sonuna yakın Osmanlılar tarafından Kars valiliğine atandı Lazistan ve Livane ( Artvin) ‘de baş gösteren ayaklanmaları bastırarak Osmanlıların güvenini bir kat daha arttırdı. ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa’ nın kariyeri gittikçe genişledi.Kendisinin güçlü olduğunu anlayınca Batum hududunu geçerek ST.Nicholes kalesini ele geçirdi .Mutakiben doğuya doğru ilerlemeye başladı. Ruslar bu bölgeleri boşalttılar. (Himşiaşvili) Hamşizade Ahmet Paşa’ nın azmi ve dirayeti Osmanlı Hükümeti tarafından Erzurum seraskerliğine (Vali) olarak atanmış kendisine Osmanlılarca doğunun başbuğu denmiştir.



( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa ‘nın sağlığında Osmanlı elindeki gürcü toprakları Babıaliye karşı sadece asker çıkarmakla yükümlü idi . ( Himşiaşvili ) Hamşizade Ahmet Paşa Osmanlıların kurduğu “Nizamı Cedid “ sistemi örnek alarak buna benzer bir “Rekrut” mecburi askerlik sistemi kurmayı denedi . Böylelikle Osmanlı Hükümetini daha hoşnut edecekti . Bu sistemi gerçekleştiremedi.



1825 ‘ te , Çıldır Mutasarrıfı olan Salih Paşa öldü. Yerine İstanbul tarafından Erzurum Ayânı , Kapucubaşı Osman Ağa gönderildi. Salih Paşa, aslen Kastamonu’nun Safranbolu Kazası hanedanından değerli bir şahsiyet idi.



1826 ‘da İstanbul’da özellikle orduda önemli değişiklikler yapılarken, doğu bölgesi ve esecek yeni bir fırtınanın sessizliğini yaşıyordu. Bu da Rus tehlikesinin kapı çalmak üzere oluşu idi.



1828-29 Osmanlı – Rus Savaşı sonunda Poti, Ahıska ( Ahaltsihe ) ve ( Ahılkelek ) ile Samtshe olarak bilinen Bölge Osmanlıların denetiminden çıktı ve Gürcistan’ bağlandı



Çıldır Eyaleti 1828’de Ahıska savaşı sonunda imzalanan Edirne Anlaşması gereğince ( 14 Eylül 1829 ) da Ahıska Osmanlılardan ayrılması üzerine Çıldır Eyaleti dağıldı. 1828- 29 Osmanlı – Rus Savaşını izleyen yıllarda Acara da Osmanlı yönetimine karşı ayaklanmalar çıktı.



1830’da Tahdidi Hudud Komisiyonunca Ardanuç, Artvin, Şavşat, Yusufeli’yi kapsayan ve merkezi Oltu olan yeniden Çıldır Sancağı oluşturuldu ve Erzurum Eyaletine bağlandı. 1832 ‘de Bastırılan ayaklanmalardan sekiz yıl sonra ( Himşiaşvili ) Hamşizade Kör Hüseyin Paşa Yukarı Acara’ da Osmanlılara karşı ayaklandı. ( Himşiaşvili ) Hamşizade Kör Hüseyin Paşa daha önce Mısırda Merkezi yönetime baş kaldırmış olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile ilişkiler kurmuş devamlı irtibat halindedirler. Aynı yıl Trabzon ve Erzurum Beyler Beyliği de ayaklandılar ve ( Himşiaşvili ) Hamşizade Kör Hüseyin Paşa’ yı görüşmelerde bulunmak üzere İstanbul’a gitti. İstanbul’da görüşmeler esnasında tutuklandı. Bazı paşalarla sürtüşmelere girdi. Dik kafalılığı yüzünden zindana atıldı. Zindandan kaçtı.



1839 yılında Osmanlı Devleti iç yönetiminde yenileşme ( Tanzimat ) ile bu sancak Beyliklerin resmi görevlerinde değişiklik yapılarak kaldırılmıştır. Bundan sonra Kaymakamlıklar şeklinde yönetilince Şavşat Sancağı da << Mütesellim >> Kaymakamlık olmuştur.



( Himşiaşvili ) Hamşizade Kör Hüseyin Paşa ‘nın etkinliği bu gelişmeleri esnasında Acara 1844 ‘te Trabzon Beyler Beyliğine bağlandı. ( Himşiaşvili ) Hamşizade Kör Hüseyin Paşa’ nın 1846 ‘da yukarı Acara’da yeniden ayaklanması da sonuçsuz bir girişim olarak kaldı. Acara bölgesi ( Aşağı Acara ve yukarı Acara kaza olarak ) Aşağı Guria ile birlikte 1851 de yeni kurulmuş olan Lazistan Sancağına bağlandı. Batum Kaymakamın yönetimine verildi.



1852’den beri Erzurum da << Müşir >> Rütbeli ve << Vezir >> payeli Vâli Mustafa Zârifi Paşa’ ya bağlı olarak devam etti. Kars’ta ise Mutasarrıf Kaymakamlığına << Mir-mirân >> Beyler Beyi rütbeli Osman Paşa bakıyordu.



Osman Paşa 1853 Martında azledilince yine Mir-mirân rütbeli Abdullâtif / Latif Paşa Kars Mutasarrıfı Kaymakam olarak tayin edildi.



Şavşat Kaymakamı İstab-l Âmire ( Himşiaşvili ) Hamşizade Abdullah Bey’in oğullarından Dersim isyanını kansız bastıran ‘’ Dersim Fatihi ‘’ unvanı ile tanınmış Kâmil Paşa dır.



( Hamşizade Kamil Paşa Babasına olan Kırgınlığından dolayı Küsmüş Şavşat’ı terk etmiştir. Sarayda bulunduğunda ve Osmanlı devletince görevlendirildiği yerlerde soy adını hiç kullanmamıştır. Osmanlı kayıtlarında bu sebepten dolayı hep Kâmil Paşa olarak geçer. )



Erzurum Valisi Mustafa Zarif Paşa ’nın kabiliyetli ve üstün yetenekli unvan itibariyle de Müşir rütbeli , Vezir oluşu bölgeye iyi hakimiyetinden dolayı yerinden alınmadı. Kâmil Paşa ise Erzurum Valiliğini istiyor ise de bu yüzden atanamıyordu. Padişah dan Kars Mutasarrıflığına ( Kaymakamlık ) için istekte bulunmuş. Uygun görülmeyip Van Valiliğine 1853 yılında atanmış. 1853 -1855 yılı arası görevde bulunmuştur.



Çıldır Merkezi ( Oltu ) Sancağına Mutasarrıf Kaymakamı olarak Edhem Paşa atandı. 1853 yılında Edhem Paşa Beyazıt’a Atanınca yerine Kaymakam olarak Rütbesi << İstab-l Âmir >> olarak Feyzullah Efendi de Çıldır Kaymakamlığına atandı. 12 gün sonra Feyzullah Efendiye mirliva verilerek Saadetlü Feyzullah Paşa oldu.



1855 yılında ( Himşiaşvili ) Hamşizade İstab-l Âmiri Abdullah Bey’in oğullarından rifat’lü ( Himşiaşvili ) Hamşizade Selim Bey, Babasından habersiz, Babasının mührünü kullanarak Artvin, Ardahan, Kars’taki Paşalara Padişah’ın sözde vermiş olduğu savaş fermanına istinaden, Bey Babasının ağzından Paşalara yazılmış olduğu padişahın sözde gizli emir gereği Ahıska ‘ yı üç günde Rusların elinden almıştır. Osmanlı–Rus anlaşmasını tanımayan sürgün yaşamış. Sürgün dönüşü Akdeniz’deki görevinde üstün başarılarından dolayı bir tuğ verilerek İstanbul’da kalması istenmiş ise de kısa bir süre Sivas sancağında kaldıktan sonra Baba ocağı Şavşat’a dönmüştür.



1856 Kırım Savaşında Acara’ daki ( Himşiaşivili ) Hamşizadeler Osmanlılar yanında yer almıştır. Osmanlı Devleti ne zaman dara düşse Acara’dan Asker talebinde bulunurdu. Çünkü Acara’nın Askeri gözünü budaktan sakınmayan cesur ve cengaverlerdir. Acara’ nın halkı savaşçıdır. Himşiaşivililer bu halkın bağrından çıkmıştır. Himşiaşivililer nerede yer alırsa Acara oradadır.



İstanbul’da basılan devletin resmi yayın organı hüviyetindeki Takvim-i Vekâyi ( Olayların Takvimi ) de de , Ardahan Hâdiseleri, okuyuculara duyurulmak da idi. 8 Aralık 1853 ‘e âit Haberi ise ;



‘’ Posov önünde ve Ahıska toprağında kazanılan bu ilk muvaffakiyetin haberi Müşir Abdi Paşa’ya resmen arzedildiği sırada Erzurum Vâlisi Mustafa Zarif Paşa da Kars’a gelmişti. Bu sırada ana ordunun taaruza geçmesi kararı ile Ardahan’a gidişini bu



Vâli Şöyle Anlatıyor : O gece ( 7 Sefer = 9 Kasım ‘da Ardahan Kumandanı ) Ferik Ali Rıza Paşa’dan biryâver-i harb geldi. : ‘’ Ahıska Üzerine kavgaya mübâşeret ve bazı esirler ahzile hayli galibiyet zuhûr eyledi. ‘’ , diyerek getürdüğü tahriratları verdi. . Derhal ilân olunup, herkes mesrûr ve muharebeye bir kat daha ziyâyade arzu- keş oldu. Müsteşar ( Ali Rıza ) Efendi ve Paşalar celp olunup, beş on tabur piyâde ve süvari ve top tertip edüp ( Bunlarla birlikte ordu Erkaniharp Reisi ) Ahmet paşa Hazretlerinün ( Arpaçay’ın dan sınır aşmak üzere ) ileriye gönderilmesine karar verildi. Herkese bir memnuniyet-iâzime geldi ve der-hâl gönderildi.Ve benim dahi Ardahan’a gidüp , orada olan askere bakmak yem ve yiyeceklerini tedârük ve itâetdürmek ve ayrugayrimiz olmadığından , o kolu size havâle ettüm’’, deyü ( Abdi Paşa bana vazife verip ) beyan bulundular. ‘’ Bi-l-iftihar gider ve elimden geldüğü mertebe sa’y ü gayret ederim’’ , diyerek izhârı memnûniyeteyledim. Ertesi gün ( 8 Safer = 10 Kasım da ) beraber getirmiş olduğum Başıbozuklar’ı ( iki bin kişiyi ) ve iki kıt’a dağ topu alup Kars’dan hareketle iki günde Ardahan’a vâsıloldum. Mahâllli-i mezbûra vusûllüm ( 10 Sefer = 10 Kasım ) günü . Ahıska’ya yarım saat kadar ( Mirliva Ali Paşa idaresindeki ) asâkirin yaklaştığı haberi gelmiş ; Ali Rıza Paşa vusûlümden yarı sa’at evvel kalkup, Ahıska üzerine üç sa’at ilerüde bir karyeye gelmiş : ve Ardahan’ da yalnız bir tabur kalup anın dahi ertesi günü ( Ahılkelek’ten Çıldır üzerinden gelebilecek düşman tehlikesini düşünmeden ) gitmelerini tenbih eylemiş. Müşarünileyh Ali Paşa’ya haber gönderelim ki ‘’ işte ben de buraya geldim, sizinle beraber ilerüye gideceğim, niçün beni yarım sa’at beklemediniz.? Yarın oraya gelirim’’, diye haber gönderdim. Cevab olarak, ‘’ sizin oraya teşrifiniz, ileriye hareket için olmayıp ; orada ikamet ve ileride bize lüzumlü olan zahire ve akca ve acâb etdikce Başı bozuk askeri sevk etmek husûsundan ibâret olduğunu Muşir Paşa Hazretleri iş’ar buyurmuşlar. Sizin ileriye gelmenizi câb etmez. Ve vakı’a daha yarım saat size beklemede kusur ettim ise de bir saat evvel ilerüde bulunmaklığım icâd eyledi ‘’ . Ol vakit me’muriyyetimi niçin Ardahan’a gönderildiğimi anladım : ve keyfiyyeti müsarün-i Müşir Abdi Paşa Hazretlerine yazmak üzereyken, ( Çıldır ve Ardahan Kazalarının Müdürüğünü yapmak da olan ; Soylu Hanedandan, Paşa olmuş Hamşizade Hüseyin Bey ) Hânedândan ve sonra Paşa olan Ardahan Kazası Müdürü Hamşizâde Hüseyin Bey, Çıldır karyelerine geldi ve zikr olunan karyeler ahalisi yüklerini ve çoluk çocuklarını alup firarlara başladılar, diye bildirdiler. ‘’



Vâli Mustafa Zarif Paşa 10 Sefer 1270 = 11 Kasım 1853 günü, Ardahan’da tümenden geri kalıp Ahıska’ya varmaya hazırlanan bir tabur nizâmiyye yanındaki Başı bozuklardan da 1000 kişi katarak iki topla Çıldır’a yardıma gönderdi. Çıldır cephesindeki Ardahan Kazası Müdürü ve oranın Hanedanlarından Hamşizâde Hüseyin Bey’ de : ‘’ Nizâmiye ve top dahi gelecektir. Göreyim sizi, şöyle gayret ve ibrâz-ı şecâ’at ediniz ‘’, diye teşvik edici bize haberler yolladı. O gün Kars ile Ali Rıza Paşa, tümeninden yardım gelemeyeceğini düşünerek, yanında kalan Başı bozuklar’ın çoğunu da Çıldır’a yollayıp, yanında ‘’ yalnız üç-dört yüz Başıbozuk kaldı. Çıldır’ da karakollar bu yardımcıları alamadan kavga edip, Rusyalu’yu bozduklarını ve yedi sekiz esir aldıklar haberi Ardahan’daki Vâli’ ye geldi.’’



Kars taraflarındaki hâdiselerin baş gözlemcilerinden biri de serasker olan Zarif Paşa’dır. Hatıralarında konuya temasla şunları kaydetmektedir.



Bu Çıldır muvaffakiyetinin haberi İstanbul’a varan tahribata göre resmi gazetemiz de şöyle yazılmıştır ;



‘’ Ahılkelek canibinden gelüp hududu tecavüz etmiş olan beş yüz mikdarı Kazak ve Kara papak atlusuna karşı , salif üz-zikr ( 10 Sefer= 12 kala ) Ardahan Müdüri Hamşizâde Hüseyin Beğ muharebeye kıyam ederek, avn-i ilahi ile muzaffer olmuş ve Rusya askeri münhezim ü perişan ederek , Elli kadar Kazak atlusu’nun itlafile beraber dört nefer esir alınmış dır ve lehü’hamd , bu muharebede dâhi Asakir-i İslamyye’den kimsenin burnu bile kanamayup fakat bir neferin sağ elinde cüz’ice süngü yarası bulunmuş dur idüğü ; ve Erzurum Vâlisi devletlü Zarifi Mustafa Paşa Hazretleri, Erzurum’dan hareketle Kars canibine gidüp, Erzurum ve Kars Eyaletlerinden ve sair ol havâlide terdib olunan ve sair istek ve hahişle vürud eden yirmi binden mütecaviz asakir-i muvazzafadan dört bin kadar süvari ve piyade ile Ardahan ve Ahılkelek taraflarına azimet eyledikleri, Anadolu Orduy-i Hümayunu Müşiri Devletlü Abdi Paşa ( Abdullah Paşa ) Hazretleri canibinden ‘’ gelen ‘’ tahrirat ‘’ tan anlaşılmıştır.



Ali Rıza Paşa henüz Meşe-Ardahan kuzeyinde iken Mirliva Ali Paşa idaresinde Poskov ‘dan ilerleyen kuvvetlerimiz Vale üzerinden batıdan Ahıska altına vardı. Moskof Kuvvetlerini 10 Sefer 1270 = 1 Kasım 1853 Cuma günü Ahıska Kalesi güneyindeki düzlükte bozarak , Ahıska zaferi’ni kazandı. 4 Kasım’ daki Cağsu Muvaffakiyeti ve bu defa Ahıska Zaferi, 25 yıldır şanlı Türk Bayrağına hasret kalıp Moskof zulüm ve esâreti altında inleyen zavallı Ahıska Türklerine kutuluş umutları verdi : 600 köyden çok olan buradaki Müslüman –Türk Ahâlisi, ileri gelen ve eli silah tutanları Bayrağımızın altına koşarak ordumuza erzak ve mal vermek ve yanısıra savaşa katılmak üzere can attılar. Çok kısa süren bu sevinçli göz yaşartcı kurtuluş bayramı şenlikleri olup , bitenler , İstanbul’da resmen şöyle ilan ediliyordu.



Seferin ‘’ onuncu Cuma günü , ( Poskov ‘dan ilerleyen ) Mirlivâ İzzetlü Ali Paşa kumandasında bulunan asâkir-i vâhane ile Ahıska Kal’ası önünde Rusyalu ile askerlerini bit-ta’kib, ta Kala’ nün içerisine sokarak , avn-i Hûda ile , asâki-i Pâdişahide muzafferiyyet zuhur edüp : fakat bir onbaşı şehid oarak hiçbir yaralıdahi olmadığı halde , Rusyalu’dan hâyli telefât vuku’u bulmuş ve bu süretle Rusyalu Kal’aya kapanarak akşam takarrüb etmiş olduğundan, Asâkir-i vâhâne Ah ıska’ya bir çeyrek mahâlde ( 15 dakika uzakta ) Sukhlis karyesine ( Ahıska’nın batı güney yanında ve Poskov’a giden yol üzerindeki ilk köy’e ) yerleştirilüp ve etraf kuraya karavullar tâ’yini ile ikâmet etmek de bulunmuş. Ve Poskov kuzeyindek merkezi Altunkale / Adogon olan Kobliyan Kazası dahi Asakir-i vafiye ik’ad etdirilerek, Rusyalu’nun Gürcistan ( 1846 yılına değin Ahıska’nın ‘’Sancak ‘’ halinde bulunduğu Batı-Gürcistan merkezi Kutayis ) tarafından gelecek imdadlaeın önü kestirilmiş ve Çermik-Boğazı ( suları Hazar ve Karadeniz akımlarına ayıran Suram dağları üzerinde Abastuban Boğazı ) ‘nınmuhafazası zımmında, kaza-i mezkûrun muhtaratı ve ahâlisi derûn-i Kzadan üç yüz kadarnefir-i âm toplıyarak, zabt ü rabtına ta’ahhüd eylediklerinden, canib-i mezkûra Vüregel Kazası Müdiri Hatunoğlu Büyük –Meded Bey ta’yin kılınmış ve Tiflis canibinden gelecek Rusya askeri’nin ( Doğudan ) Azgur- Boğazı tarafından gelmesi melhüzolduğundan , oraya dahi Ahıska sakinlerinden Hacı Emin Atabek Bey gönderilmiştir.



‘’ Ve Ordûy-i mezkûr erkanından Ferik sa’âdetlü Ali Rıza Paşa Hazretleri dahi mevcût-i refâkatı olan Ardahan’daki Kuvve-i askeriyye ile Meşe- Ardahan üzerinden aşıp Ahıska cıvârına muvasalat ederek, tedabir-i lazıme-i askeriyyye mübaşeret eylemiş. Ve Ahıska havâlisinde kain ; ( Ahıska batısındaki ) Kobliyan ve Abastuban ( sıcakkaplıcalarıyla meşhur ve II Çar Nikola’nın yazlık dinlenme yerlerinden olan Abastuman ) ve Ahıskanın doğusundaki Azgur ve Asundan ve Cecerek ( Çeçerek ) ve Khırtıznam altıadet kaza ahâlisi kendi hahiş ve isteklerile zîr-i saye-i ma’delet vâye –i Hazret-i Pâdişâhi ‘ye dehâlet ve ilticâeylemiş olmalarına mebni mezkûr kazalara birer Müdir nasb u tâ’yin ve buyuruldular tastir olunarak, ahâli-i merûmenin huzur ve istirahatleri esbâb-i mukteziyyesinin istihsâl ile beraber te’minat-ı lâzıme icrâ kılınmış. Ve zikr olunan kazalarda ba’zızehâir mevcûd bulunduğundan bunların dahi muhafazasızımmında mahsûs me’murlar tâ’yin olunmuş olduğu, Müşir-i müşarün-i iliyh ( Abdi Paşa ) ve Ordûy-ı Hümâyun-i mezkûr Müsteşarı Ali Rıza Efendi Hâzretleri tarafından mezkûr ayın ( Seferin ) on dördüncü ve on altı ( 16-18 Kasım 1853 ) Tarihleri ile tevârüdeden tahriratlar da beyan olunmuşdur. Rabbimiz Te’âlâ ve Takkaddes Hazretleriömür ü ikbal ve şevket ü iclâl –i Cenab-i Cihân- bâni’ye ( Padişah Sultan Mecid’e ) rûz-i efsûn ve hemişe tevfikat –i samedaniyyesini yâver ü reh-nümûn buyursun. Asâkir-i fevz-me’asir-i Hazret-i vehriyârinin böyle pey-â –pey mazhar-ı muzaffariyyet-i mütevâliyye’ye delâlet eden beşâret-i âziminden olmağla , iş bu tebşirad-i celile’nin dahi teşekküren tab’ü temsille i’lânına mübâderet kılınmıştır.’’



Ahıska bölgesindeki Muharebeler ile onların yerli ahâlisinin güzelce idâresinde ve Kobliyan Kazası Müdürlüğünde de gayret gösteren Şüregelli Hatunoğlu Mehmet Beğ, bu hizmetlerine karşılık devlet tarafından ‘’ Kapıcıbaşilık ‘’ rütbesiyle taltif edilmiştir. Fakat , tümen Kumandanı Ali Rıza Paşa’nın beceriksizliği yüzünden , Moskoflar Ceneral Andronikof idâresindeki Ahıska Ordusuna Tiflis’ten gelen tümene , 19 Kasımda Redif ( ihtiyat ) askerle Azgur Boğazını tutmaya çalışan Kuvvetlerimiz bozuldu . 7 Tabur piyade , 9 bölük süvari ,1500 gayri muntazam milis ve 17 top ile hareket eden Ceneral Andronikof idaresindeki düşman kuvvetleri ; Ali Rıza Paşa emrindedağınık olarak köylere yayılmış bulunan 2000 nizâmiye ve 10000 Redif askeri ile 3 tolu kuvvetlerimizi baslına uğrattı : Suflis köyü yanında 26 Kasım 1853 günü yapılan Ahıska Muharebesi’nde Ardahan tümeni bozuldu. ‘’ Ahıska Bozgunu ’’ diye anılan Bu muharebeden sonra, Ali Rıza Paşa’nın beceriksizliğinden askerimizin dağınık ve perişan bir halde Ardahan’a dökülmeye başladı.



Binlerce Ahıskalı Türk Aileleri bu kazakların kılıcı ve saldatların asker süngüsü ile şehid edilerek, malları yağmalandı. Ehl felâket üzerine M. Zarif Paşa orduda görülen perişanlığın, Ferik Ali Rıza Paşa ‘nın keyfiyetsizliğinden ileri geldiğini belirttiği gibi devlet deişin farkına vararak, sonradan kendisini İstanbul’a çağırıp ‘’ Meclis-i Vâla ‘’ de mahkeme etmiş ve neticede rütbeleri alınarak ve meslekten atılarak Ordu Müşiri Ahmet Paşa ile birlikte beş yıl müddetle Kıbrıs’ta Magosa’ya sürgün gönderilmiştir.



Ardahan tümeni ana kuvvetleriyle birlikte Ahıska’da düşman arazisinde dolaşıp yerli Türlerin coşkun sevinçleriyle mest olup dağınık bir halde köylerde yerleşmişken, Kars’tan ana orduyu alıp yürüyen Erkanıharbiye Reisi Ahmet Paşa da, 20 000 asker ile ilerleyip 12 Kasım 1853 Cuma günü Baş-vüregel kasabası kuzeyindeki bizim Aralık köyü önünden Arpaçayı’ nı geçip sınırı aşarak , Rus Karakollarını kovalayıp gümrü önlerine yetişti. Düşmanın Gümrü’de Ceneral Prens Tisof kumandasındaki kuvvetleri, ertesi gün müstahkem şehri korumaya başlarken, ileri atılan Kazak atlıları da bozguna uğratıldı.



Osmanlı devletinin Acara’ dan yeniden asker istemesi yeni bir ayaklanmalara yol açtı. ( Himşiaşvili ) Hamşizade Kör Hüseyin Paşa bu duruma karşı çıktı ve kesin tavrını koydu. Osmanlı Devleti Acara halkını sindirmek için Gürcü kökenli Ckonia Paşa’ yı ‘’ Keda ‘’ kentine gelerek büyük bir kuvvetle oraya yerleşti. Ckonia Paşa levent yapılı çok acımasız ‘’ Renegat ‘’ bir paşa olup, bu Hekül yapılı paşa çevreye korkular salmaya başladı. Acara halkı ve ( Himşiaşvili ) Hamşizade Kör Hüseyin Paşa bundan yılmadı. ( Himşiaşvili ) Hamşizade Kör Hüseyin Paşa bu zalim Ckonia Paşa’ yı Tarumar edip yaptığı savaşta ‘’ Keda’’ kentinden sürdü.



Osmanlı Devlet Ckonia Paşa’ nın yenilgisinden sonra daha acımasız birini gönderdi. Bu Trabzonlu Keyoğlu Paşa idi. Keyoğlu Paşa tam yetki ile donanımlı olarak Acara’ ya Kör Hüseyin Paşa üzerine yürüdü. Acara’ yı baştan sona ateşe verdiler Acara Halkı perişan edildi. ( Himşiaşvili ) Hamşizade Kör Hüseyin Paşa Şavşat’ta Kardeşi Sancak Beyi ( Himşiaşvili ) Hamşizade Abbdullah Bey’ in yanında saklandı. Bir müddet sonra Erzurum’un Olur’ bağlı Karnavas Köyünde tepe üstünde yaptırmış olduğu Kırk Arz odalı konağına yerleşti. ( Himşiaşvili ) Hamşizade Kör Hüseyin Paşa Oltu’ya geçince Erzurum Valisi telaşa kapıldı. Bölgede Ayaklanmalara sebep olup daha sonra Rusya’ya geçerek Ruslarla anlaşma yapabilirliğinden korktu. Erzurum Valisi durumu padişaha bildirdi. Padişah onun Rusya’ya geçişinin engellenmesini istedi.



Erzurum Valisi ile ( Himşiaşvili ) Hamşizade Kör Hüseyin Paşa’ nın görüşmeleri sonucunda bir oyunla İstanbul’dan çağrıldığı söylenerek gönderildi. Padişahla görüşmelerinde onu af etti. Sarayda kalmasını emretti. Sarayda itaatkar olup rahat durmadı. Acara ve çevre bölgesinin hep savunucu durumunda idi. Onu çekemeyen bazı paşalarla tekrar sürtüşmeye girince padişah onu zindana attırdı. Oradaki Paşaların iş birliği ile onun yemeğine zehir verilerek zindanda vefat etti. Bu olay Acara ve Bölge halkı tarafından nefret doğdu. Osmanlılar iyi niyetle vaadler de bulunsalar bile bu yakınlık ve vaadleri hileli olarak görüyorlardı ve güvenmiyorlardı. Bu bölgede artık ayaklanmalar hep birbirini izledi.



Şavşat Sancağı kaldırılmış olduğundan Şavşat Kaymakamlığını yine Istab-l Âmir rütbesi ile sevk ve idaresini yürütmekte olan ( Himşiaşvili ) Hamşizade Abdullah Bey, Mirliva rütbesini aldıktan sonra 1865 vefatı etti. ( Himşiaşvili ) Hamşizade Abdullah Paşa’ nın vefatından sonra Osmanlı devleti teşkilatında yine değişiklikler oldu.


  LİNKLER ...
  KATEGORİ İÇERİK LİSTESİ ...
Tarih

Gürcistan Taraf ...

Savaşın Patoloj ...

Çiçek Nene Kimd ...

Kültürünüzü Bes ...

Mesket-Türkleri ...

Nevruz Tarihçes ...

Şavşat Tarihi v ...

Karyatidler ...

Mesk - Kartvel ...

Yöremizde Tarih ...

Eski Çağlarda A ...

Gürcülerin Tari ...

Urum Türkleri ...

Gürcülerin Tari ...

Hazarlar ...

Gürcülerin Tari ...

Neden Resmi Tar ...

Maçaheli"nin Ad ...

Osmanlı Öncesi ...

Artvinin Kurtul ...

Kırk Yıllık Kar ...

Amerika Heyeti ...

Çoruh Havzası A ...

Şavşatlının Suç ...

Osmanlıda Gürcü ...

Cenubi Garbi Ka ...

Sakın ...

Güney Kafkasya ...

Güney Kafkasya ...

Güney Kafkasya ...

Duvar Yazısı ve Yorumlarınızı üye girişi yaparak ekleyebilirsiniz ...

Haberler

Duvar Gazetesi

Mesaj Tahtası

Foto Galeri

Kültür&Sanat

Ticari Rehberi

İçerik ve Yorumlarınızı üye girişi yaparak ekleyebilirsiniz ...

  

SAVSAT.COM un kayıtlı 6771 üyesi bulunmaktadır.


Öneri ve İstekleriniz | Çağrı | Katılım ve Katkı | Kullanım Şartları