Üye Girişi
Kullanıcı :
Şifre :
 
Şavşat.com'a Üye
Değil misiniz ?


Köşkidekiler

Son 25 Üye

Ramazan Yıldırım

Tekin Acı

Seyfettin Özışık

Yaşar Temur

Nuran Aydın

Kadir Yalciner

Şenol Boz

Erdem Altun

Onur Geçkin

Zeki Ekinci

Selçuk Özgür

Mehmet Çiçek

Şeyma Dede

Naim Gümüş

Özbay Demir

Gizem Yazar

Nurbay Demir

ibrahim Büyük

Gökhan Durmuş

Nurbay Gül

Erkan Yılmaz

Nehir Kübra Avcı

Selçuk Gündüz

Ali Osman Yıldız

Özgür Çelik

AnaSayfa
Kültür ve Sanat
Duvar Gazetesi
Haber/Güncel
Mesaj Tahtası
Foto Galeri
iletişim
Şavşat ve Şavşatlılar Rehberi
Şavşat ve Turizm
Şavşat ve Medya

Bugün
20 Şubat 2018 12:30

Şavşat
  DUVAR YAZILARI ...

  KATEGORİK BAŞLIKLAR ...

İnsan Neden Evlenir?

Turgay Kurtuluş / 31 Mart 2006 08:18

İnsan neden evlenir? İnsan mezuniyet ya da ehliyet sınavını nasıl veriyorsa aynen öyle evleniyor: her ne pahasına olursa olsun normal, normal, NORMAL olmak için hep aynı kalıbın içine dökülmek istiyoruz. Herkesten yukarıda olamayınca, altta kalmak korkusuyla herkes gibi olmak istiyoruz.



Evlilik, içinde can verdiğimiz dev bir düzenek, cehennemi bir sahtekarlık, organize bir yalan, oynanması beklenen (ve hatta gereken) belirli roller üzerine oturtulmuş bir kurum.



Gerçek bir aşkı mahvetmenin en iyi yolu bu..Sizi böylesine sevdiğiniz ve peşinden koştuğunuz bir şeyden (aşktan) tiksindirmeyi amaçlayan bu kurumu yaratabildiğine göre; aşkın gücü, o inanılmaz kudreti (hani derler ya, aşk anarşisttir.. aşk, asla boyun eğmemektir..) toplumu dehşete düşürmüş olmalı.



Hayat böyledir işte: Kendinizi azıcık mutlu hissettiğinizde, sizi hizaya sokmayı görev bilir.



Peki herkes neden yalnızlıktan kaçıyor? Çünkü yalnızlık insanı düşünceleriyle başbaşa bırakır, sizi düşünmeye zorlar. Kimse yalnız kalmak istemiyor, çünkü yalnızlık insana düşünmek için ÇOK FAZLA zaman bırakıyor. İnsan ne kadar düşünürse kafası o kadar fazla çalışıyor, dolayısıyla da o kadar mutsuz oluyor.



Ama bu bilgileri henüz evli olanlardan ve daha evlenmemiş olanlardan saklamak gerek. Tıpkı çocukları pornografiden sakınmak gerektiği gibi. Uyurgezerleri uyandırmak çok tehlikelidir, bilmez misiniz?



Gene de kendinizi kötü hissederseniz, şu üç cümleyi sık sık tekrar edin:

1- Mutluluk diye bir şey yoktur

2- Aşk imkansızdır

3- Hiç bir şey vahim değildir.



Frederic Beigbeder'nin 'Aşkın Ömrü Üç Yıldır' adlı kitabını bitirdim geçenlerde. Oradan aldım yukarıdakileri.



Evlilik kurumu, feodal toplum düzeninin gerektirdiği ahlak ve törelerin bir ürünüdür. Hatta geçtiğimiz aylarda Sabah gazetesi yazarı Haşmet Babaoğlu’nun da şöyle yazmıştı: “Evlilik kurumunun içinde aşk olması gerektiği fikrini burjuvazi getirdi. Daha önceleri evlilik ciddi ve somut amaçlara yönelik bir kontrattı ve aşkla ilgisi yoktu.”



Karl Marx'ın dediği gibi 'altyapı, üstyapıyı belirler'.



Yani ne? O zamanki üretim biçiminin gerektirdiği toplumsal örgütlenme ve bunun doğurduğu ahlak anlayışı evlilik kurumunu zorunlu kılıyordu. Doğacak çocukların neseplerinin (kan bağlarının) hiç bir tereddüde yer vermeyecek şekilde belli olması şarttı. Yoksa toprak sahibi soylu (aristokrat) sınıf asaletini nasıl koruyabilirdi? Mülkiyetin dağılımında miras yoluyla devredilen malların 'gerçekten doğru ellere' geçtiği nasıl ispatlanabilirdi?



Tarımsal üretimin gerektirdiği 'ucuz ve güvenilir' işgücü, köylülerin çokça ve 'aile' kurumuna sıkı sıkıya bağlı çocuklar yapmasını gerektiriyordu.



Ama gelgelelim, endüstri toplumu ve daha sonra gelen endüstri sonrası toplumu (bilgi toplumu, deyin isterseniz) çok daha farklı üretim biçimleri üzerinde yükselmekte.



Kapitalizm önce geleneksel aileyi böldü, çekirdek ailelere ayırdı. Böylece daha fazla tüketim talebi oluşturdu. Doğum kontrol yöntemlerinin gelişmesi ve kadının ev dışında çalışmaya başlayarak üretim sürecine doğrudan katılması, toplumsal ilişkileri baştan aşağı ve geri dönülemez şekilde değiştirdi, dönüştürdü. Modern toplum düzeni artık bambaşka bir altyapı getiriyor. Bu altyapı ise, feodal toplumdan kalma üstyapıyı artık taşıyamıyor. Alwin Toffler "Üçüncü Dalga" adlı kitabında bunları uzun uzun anlatıyor zaten.



Eh, yazının sosyo-kültürel mesajını da verdik, artık çıkıp biraz hava alayım bari.


Turgay Kurtulus


  LİNKLER ...
  KATEGORİ İÇERİK LİSTESİ ...
Yaşam

Anne Hakkı ve S ...

ÖCÜ Aslında Ned ...

Şavşat İçin... ...

Unutmamak ve Af ...

Artvini Ve Artv ...

"Şavşat' ta bir ...

Cennet Vatan - ...

NASIL FELSEFE ...

Başörtüsünün Mu ...

Özgürlük Heykel ...

İnsan Neden Evl ...

Saatler Niçin İ ...

Küçük şeylere d ...

Kuşkular ve End ...

Konfüçyüs 'ün Y ...

Mutluluk ...

İnsan Olmak ...

Sahipsiz Toprak ...

Şavşatımızı Ne ...

Dikkat Etmemiz ...

GÜCÜN ÖTESİ ...

NÜKLEER ENERJİ ...

Benim Sadık Yar ...

İnsan Kalabilme ...

Yaşamın Hangi Y ...

Eğik Çizgiler ...

Beyaz Gelinlik ...

Sadece Meraklıs ...

Tedavisi Mümkün ...

Başlığı Yok ... ...

Duvar Yazısı ve Yorumlarınızı üye girişi yaparak ekleyebilirsiniz ...

Haberler

Duvar Gazetesi

Mesaj Tahtası

Foto Galeri

Kültür&Sanat

Ticari Rehberi

İçerik ve Yorumlarınızı üye girişi yaparak ekleyebilirsiniz ...

  

SAVSAT.COM un kayıtlı 6773 üyesi bulunmaktadır.


Öneri ve İstekleriniz | Çağrı | Katılım ve Katkı | Kullanım Şartları