Şavşat Duvar Gazetesi Yaşam

En önemli organımız: Kalp - I

Ayşenur Şahan

Beyinden sonra en önemli orgamınız olan kalbimiz!sağlığına ne kadar dikkat edersek, o kadar rahat edeceğimiz aşikardır.

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de en önemli halk sağlığı sorunu; kalp ve damar hastalıkları. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, ülkede yaklaşık 2 milyon koroner kalp hastası bulunuyor ve bu hastaların yılda 130 bini hayatını kaybediyor. "Aşırı yağlı yemekler, fiziksel aktivitelerin yetersizliği, yüksek tansiyon, sigara kullanımı, şişmanlık, diyabet ve stres" gibi kalbi tehdit eden risk faktörlerinden en az 2'sini taşıyanların dikkatli olması gerekiyor.

Bakın bu konuda Prf.Dr. Binnur SÖNMEZ ne diyor:
Memorial Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez; Türkiye'nin, toplumun genetik yapısından dolayı dünyada kalp ölümlerinde birinci sırada olduğunu belirterek, "Dünya Sağlık Teşkilatı Kardiyoloji Derneği'nin yaptığı bir araştırma kalp hastalıklarına bağlı ölümlerde Türkiye'nin birinci sırada olduğunu gösteriyor. Yani dünyada kalpten ölüm en çok bizim ülkemizde görülüyor. Bunun birçok sebebi var. Her şeyden önemlisi toplum olarak bu ölümlere genetik yapımız sebep oluyor" dedi. Vücutta iki tür kolesterol bulunduğunu ve bunlardan birinin halk arasında 'hayırlı kolesterol' şeklinde bilinen HDL olduğunu bildiren Sönmez, "Bu kolesterol vücudumuz için faydalı; ancak genetik yapımızdan dolayı HDL'miz düşük. Normalde 40-45'in üstünde olması gerekiyor; ama ne yazık ki toplum olarak bizde 40'ın altında. Bunun karşılığında yine halk arasında 'lanetli kolesterol' olarak bilinen LDL'miz ise normalin üstünde. Genetik yapının dışında diğer risk faktörleri de ekleniyor. Eskiden hastalarımız 'askerde sigaraya başladım' derdi, bugün ilkokuldaki çocuklar sigara içiyor. Ayrıca spor yapmıyor, kötü besleniyoruz. Bütün bunlar kalp ölümlerinin artmasına sebep oluyor" diye konuştu.

Ani üzüntü ve heyecanın kalp üzerindeki etkisine değinen Prof. Dr. Sönmez, "Sağlıklı kalp derken şöyle bir durum var; kişi, kalbini daha önce kontrol ettirmiş, normal. Ama aradan bir iki gün geçmeden büyük bir üzüntü ya da heyecan yaşamış veya kullandığı ilaç yüzünden ağır kalp spazmı geçirmiş. Eğer bu kalp spazmı büyükse kalp krizine yol açabilir ve kişiyi ölüme kadar götürebilir. Bize ağır enfarktüs geçirmiş; ama kalbe giden damarları sağlam hastalar geliyor. Ama bu vakalar çok nadir yaşanıyor" şeklinde konuştu.

Gençler arasında kalp ölümlerinin artış sebepleri arasında ekonomik kriz, sigara, yanlış beslenme, stres gibi unsurları sıralayan Prof. Dr. Sönmez, araştırmaların ülkemizde 50 yaşın altında kalp hastalıklarından dolayı bypass geçirenlerin sayısının yaşanan ekonomik krizle alakalı olarak değiştiğini ortaya koyduğunu kaydetti. "Yani genç işadamlarının kalp sağlığı ekonomik dengelerden fazla etkileniyor" diyen Prof. Dr. Sönmez, asıl tehlikeyi bundan sonraki kuşakların beklediğine dikkat çekti. Prof. Dr. Sönmez, "Asıl tehlike bundan sonra gelecek. Çünkü çocuklar arasında hamburger çok fazla tüketiliyor ve hamburgerin yüzde 40'ı iç yağ ve bu iç yağ aynı çikolata gibi bağımlılık yapıyor. Bu beslenme şekli devam ederse 20 yıl sonra çok daha fazla genç kalp krizinden ölecek. Çünkü hamburger sigara kadar kalbe zararlı" uyarısında bulundu.

KRİZ HİÇ BELİRTİ VERMEYEBİLİR

Kalp krizinin her zaman önceden kendini belli etmediğini kaydeden Prof. Dr. Sönmez, "Kriz hiç belirti vermeyebilir. İlk belirti bir kalp krizi olabilir ve geçirilen krizle kişi hayatını kaybedebilir. Bunlara 'sessiz kalp hastaları' diyoruz ve diğer kalp hastaları içinde yüzde 20'lik bir oranı oluşturuyor" dedi. Kalp krizinin "boyna, kola ve sırta göğüsten vuran bir baskı ve yanmayla kendini gösterdiğini" belirten Prof. Dr. Sönmez, bu belirtiyi alan kişilerin mutlaka doktor kontrolünden geçmesini tavsiye ederek, "Çünkü bu belirtiler 'şu kadar süre önce başlar' diyemeyiz. Her an kriz gelebilir" diye konuştu.

Her sıkışmanın kalp hastalığı olarak algılanmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Sönmez, "Mesela reflü denilen bir mide hastalığı kalbi rahatsız eder, mide gazı kalbi sıkıştırır. Yine adale ağrısı, sırt, omuz ve kemik ağrıları da kalp ağrısı yapar. Ama öncelikle kalpteki her ağrıyı bu kalp hastalığı mı diye kontrol ettirmek lazım gelir" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Sönmez, kalp pili kullananları da uyararak cep telefonunun zarar verebileceğini kaydetti.

Kalp hastaları kadar, sağlıklı kişilerin de hastalık riskini azaltmak için beslenmesine dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sönmez, çayın kalp sağlığı için önemli olduğunu, antioksidan özelliğiyle kalbi koruduğunu dile getirdi.

Ani üzüntü ve heyecanın kalp üzerindeki etkisine değinen Prof. Dr. Sönmez, "Sağlıklı kalp derken şöyle bir durum var; kişi, kalbini daha önce kontrol ettirmiş, normal. Ama aradan bir iki gün geçmeden büyük bir üzüntü ya da heyecan yaşamış veya kullandığı ilaç yüzünden ağır kalp spazmı geçirmiş. Eğer bu kalp spazmı büyükse kalp krizine yol açabilir ve kişiyi ölüme kadar götürebilir. Bize ağır enfarktüs geçirmiş; ama kalbe giden damarları sağlam hastalar geliyor. Ama bu vakalar çok nadir yaşanıyor" şeklinde konuştu.

Gençler arasında kalp ölümlerinin artış sebepleri arasında ekonomik kriz, sigara, yanlış beslenme, stres gibi unsurları sıralayan Prof. Dr. Sönmez, araştırmaların ülkemizde 50 yaşın altında kalp hastalıklarından dolayı bypass geçirenlerin sayısının yaşanan ekonomik krizle alakalı olarak değiştiğini ortaya koyduğunu kaydetti. "Yani genç işadamlarının kalp sağlığı ekonomik dengelerden fazla etkileniyor" diyen Prof. Dr. Sönmez, asıl tehlikeyi bundan sonraki kuşakların beklediğine dikkat çekti. Prof. Dr. Sönmez, "Asıl tehlike bundan sonra gelecek. Çünkü çocuklar arasında hamburger çok fazla tüketiliyor ve hamburgerin yüzde 40'ı iç yağ ve bu iç yağ aynı çikolata gibi bağımlılık yapıyor. Bu beslenme şekli devam ederse 20 yıl sonra çok daha fazla genç kalp krizinden ölecek. Çünkü hamburger sigara kadar kalbe zararlı" uyarısında bulundu.

KRİZ HİÇ BELİRTİ VERMEYEBİLİR

Kalp krizinin her zaman önceden kendini belli etmediğini kaydeden Prof. Dr. Sönmez, "Kriz hiç belirti vermeyebilir. İlk belirti bir kalp krizi olabilir ve geçirilen krizle kişi hayatını kaybedebilir. Bunlara 'sessiz kalp hastaları' diyoruz ve diğer kalp hastaları içinde yüzde 20'lik bir oranı oluşturuyor" dedi. Kalp krizinin "boyna, kola ve sırta göğüsten vuran bir baskı ve yanmayla kendini gösterdiğini" belirten Prof. Dr. Sönmez, bu belirtiyi alan kişilerin mutlaka doktor kontrolünden geçmesini tavsiye ederek, "Çünkü bu belirtiler 'şu kadar süre önce başlar' diyemeyiz. Her an kriz gelebilir" diye konuştu.

Her sıkışmanın kalp hastalığı olarak algılanmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Sönmez, "Mesela reflü denilen bir mide hastalığı kalbi rahatsız eder, mide gazı kalbi sıkıştırır. Yine adale ağrısı, sırt, omuz ve kemik ağrıları da kalp ağrısı yapar. Ama öncelikle kalpteki her ağrıyı bu kalp hastalığı mı diye kontrol ettirmek lazım gelir" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Sönmez, kalp pili kullananları da uyararak cep telefonunun zarar verebileceğini kaydetti.

Kalp hastaları kadar, sağlıklı kişilerin de hastalık riskini azaltmak için beslenmesine dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sönmez, çayın kalp sağlığı için önemli olduğunu, antioksidan özelliğiyle kalbi koruduğunu dile getirdi.

Bu İçerik 292 Kez Görüntülendi

Yaşam Üye Listesi