Şavşat Duvar Gazetesi Yaşam

Her Artvinli

Fevzi Torun

OKULUN
KARANLIKTAN AYDINLIĞA ÇIKAN BİR YOL OLDUĞUNU
ÇOK İYİ BİLMİŞTİR


Eğitimin amacı; milli ahlaki, insani ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan, sağlıklı ve topluma karşı sorumlu, yapıcı, üretici bir gençlik yetiştirmektir.

Artvinlinin okuma tutkusu, Cumhuriyetten önce bölgede yazı öğretilen, hafız yetiştirilen çok az ve yetersiz eğitim kurumu olması, ayrıca Rus işgali yıllarında tahsil yapabilme imkanı olmaması, Kars-Cilavuz Köy Enstitüsünün bölgeye yakın olması ve iş alanlarının bulunmaması ve coğrafi koşullardan kaynaklanmaktadır.

Gelişen bu kültürel birikim, istek ve okuma hırsı meyvelerini kısa sürede verdi. 1942 yılında kabul edilen 4274 sayılı ‘Köy Okulları ve Enstitüleri Kanunu”gereğince her köy halkı kendi okulunu yaparak eğitimdeki altyapı sorunu önemli ölçüde çözüldü. 1936 yılında 36 ilkokul, 1940’da bir ortaokul ve 1950’li yıllarda tek bir lise bulunmaktaydı. Ancak köy okullarındaki artış bölgedeki okuma-yazma sayısını da artırarak 1945 yılında Artvin’deki okuma-yazma oranı Türkiye ortalamasının üstüne çıkmıştır. Aynı yılda kadınlardaki okur-yazarlık oranı da yine Türkiye ortalamasının üstünde olduğu görülmüştür.

Doğa şartlarının olumsuzluğu, kış mevsiminin uzun sürmesi, vasıta azlığı ,yol durumu ve okulların ikamet yerlerine uzaklığı, barınma ve yiyecek sorunu altında ezilen Artvin halkı bütün bu zorlukları okumaya karşı duyarlılık, istek ve ilgiden dolayı aşmayı başarmıştır.

Son yıllarda Türkiye genelinde kalitesi düşen ve adil olmayan eğitim sistemi Artvinide olumsuz etkiledi. Üretmeyen, nereden geldiğine bakmadan tüketen, geleceği sorgulamayan bir eğitim sistemi uygulanmaktadır. Üreten düşünen ve bilimden yana olan ne kadar eğitimci varsa 1402 sayılı yasanın kurbanı oldular. Son yıllarda eğitim ticari bir meta haline dönüştürülerek paralı eğitimi özendirmek için bilinçli olarak parasız eğitimin kalitesi düşürüldü.

Yaşam sıkıntısı içinde olan öğretmenler paralı özel okullara veya dershanelere yönelmeleriyle birlikte, zaten yeterince öğretmen olmayan devlet okullarında öğrenim kalitesi iyice düştü. Özel okul maliyetlerini karşılayacak ekonomik gücü kalmayan Artvinlinin eğitimdeki eşitsizlikten dolayı üniversiteye girme oranı önemli ölçüde azaldı.

Geçmişte Başbakanımız Sn.Bülent Ecevit bölgeyi ziyaretinde Artvinli için ‘dağdaki çoban bile Dostoyevski okuyor” demişti. Ne acıdır ki günümüzde okumak Artvinliden uzak bir olgu haline geldi. Kitap okuma alışkanlığını bırakan Artvinli bunun yerine kupon biriktirmek yada spor sayfasını okumak için gazete alıyor.

1995 sonrası verilere göre 14-45 yaş grubundaki okuma-yazma oranı % 99 olarak tespit edildi. Ancak ne yazık ki okuma yazma bilenlerin sadece % 1,68’i yüksek tahsil yapmaktadır. Yeterli eğitim kadrosu ve araç gerecine sahip olmayan Artvin ve genelindeki eğitim gören öğrencilerin bu yarışta başarılı olamaması gayet doğaldır. Çünkü büyük kentlerde faaliyet gösteren ve her türlü teknik donanıma sahip özel okul ve dershaneler oldukça pahalı olduğundan buralarda varlıklı aile çocukları eğitim görmekte, bölgede kalan diğer öğrenciler de bu olumsuz koşullarda onlarla yarışmaya çalışmaktadırlar.

Geçmişte kaliteli eğitim sayesinde iyi tahsil yapan bugün çok önemli görevlerde bulunan insanlarımızdan Artvin’in kalkınmasına önemli katkı yapmaları beklenirdi. Fakat yaptığım araştırmaya göre 2002 yılı itibariyle TBMM’de Artvin kökenli 23 milletvekili , emekli olmuş veya halen çalışan 8 general , 49 profesör gibi birçok bürokrat ve işadamının sadece kendi çıkarlarını ve mevkilerini düşünmekten öte Artvin’e gözle görülür hiç bir hizmetleri olmamıştır.(Sadece Tema Vakfı yöneticisi, değerli işadamımız Sn: Nihat Gökyiğit’in katkılarıyla Borçka-Camilide 6 köyün kalkınması için özel projeler üretilerek hayata geçirilmiştir).

Artvin halkının en değer verdiği yada değer vermek zorunda kaldığı okul ve eğitimdir. Her Artvinli okulun karanlıktan aydınlığa çıkan bir yol olduğunu çok iyi bilmektedir.

Bu İçerik 488 Kez Görüntülendi

Yaşam Üye Listesi