Şavşat Duvar Gazetesi Yaşam

Rusya İzlenimleri

Nusret Erişti

23 Nisan 2008 tarihinde başlayan on günlük Rusya seyahatimizde edindiğim izlenimleri yazıya dökmek istedim. Ve işte gördüklerim, öğrendiklerim ve düşündürdükleri.

Dünyanın son yıllarda geçirmekte olduğu hızlı değişim birçok bilinmezi bilinir, gidilmezi gidilir ve görülmezi görünür yaptı. Daha yirmi yıl öncesine kadar Rusya’ya gitmek hayal bile edilemezken, bugün burası nerdeyse birçok insan için komşu kapısı oldu. Yine de bu ülkeye gitmek insana bir tedirginlik veriyor. Daha gökyüzünde iken sizi değişik bir atmosfer kaplıyor. Rusya havaalanına inince önce sizi alışık olmadığınız ve rahatsız edici bir koku karşılıyor. Yine ilk gözünüze çarpan tanımadığınız alfabe ile yazılmış yazılar. Sonra her şeyin alışılmışın dışında büyük olması, (bu arada kapılar küçük) Moskova çok büyük bir şehir, çok geniş bir alana yayılmış. Bazen en az on girişi olan devasa binalar. Bu binaların birinde beşyüz daire olabiliyor. Yani, bir Şavşat ordaki bir binanın içinde. Ancak bu binaların içinde bulunan daireler 35 m2’yi geçmiyor. Banyolar, tuvaletler ve mutfaklar ortak. Apartmanların giriş kapıları bizdeki depoların kapısı gibi. Yeni yapılan binalarda bu değişmeye başlamış. Daha geniş ve banyosu tuvaleti içinde olan daireler yapılmış.

Yeni yapılanlar dahil tuvaletlerde taharet musluğu yok. Eskilerde hiç su yok. Bizim köylerimizde ve yollardaki tuvaletler onların yanında lüks sayılır. Hiç olmazsa bir su muslğu veya bir su kabı bulunur. Tuvaletlerin yapısını da tarif edeyim: 30 40 cm. çapında bir boru, başkaca hiçbir düzenleme yok. Ha, borunun içine çocuklar düşmesin diye demir parmaklık koymuşlar. Hepsi bu kadar. Yollar çok geniş, özellikle Moskova çok temiz bir şehir. Yolda bir tane kağıt ya da sigara izmariti yok. Yola adımınızı atarken polisi kollamak zorundasınız. Moskova’nın her tarafında çok görkemli ve tarihi kiliseler var. Moskova’ya giriş yollarında devamlı polis bekliyor. Bu polisler sizi beğenmezse nerden gelirseniz gelin şehre sokmayıp gerisin geri gönderebiliyormuş. Devletin nazarında insanlar bir iş aleti gibi. Yabancı iseniz polise rüşvet vermek zorundasınız. Resmi veya gayri resmi, polis para alıyor sizden. Kimliğiniz ve oturma belgeniz her an yanınızda olmak zorunda. Polis sorduğunda her şeyiniz tamam olsa bile sizi gözüne kestirdi ise para istiyormuş. Vermezseniz ‘’pasaportunuz sahte’’ deyip karakola götürüyor. Para verirseniz bırakıyor, yok vermezseniz sizi orda saatlerce bekletiyor.

İnsanlar çok tepkisiz. Yolu kesin, akşama kadar bekletin, kimse sormuyor ki neden bekliyoruz. Moskova dışındaki şehirler bizim gibi çöpten geçilmiyor. Araziler çok geniş ve verimli. Doğal kaynaklar bol. Orman, alabildiğince yaygın. Şehir içleri bile orman. Bir de çok hamile kadın gördüm. Devlet, nüfus artışını sağlamak için doğan her çocuk için 10.000., dolar para veriyormuş. Metro ve tren çok yaygın ve de çok gelişmiş. Bizdeki gibi öyle fazla otobüs göremiyorsunuz. Moskova metrosunun yapımında yirmibin kişinin öldüğünü söylediler. Sokaktaki nisan ile lüks alışveriş merkezlerindeki insanlar birbirinden seçiliyor. Sokakta gördüğüm insanlar düşündüğümün aksine cılız, ufak tefek insanlar. Lüks alışveriş merkezlerine gidince insanların cüsseleri hemen büyüyor.. Kimse kimseye hiçbir şekilde yardımcı olmuyor. Yardım teklifinde hemen art niyet arıyorlar.

Sonuç olarak şu kanaate vardım ki; Rusya’da insanlar, bizde de kaynaklar ısraf edilmiş. Varın tercihi siz yapın.

Rusya ile ilgili resimlere ve videolara www.savsat-yavuzkoy.azbuz.com sitesinden ulaşabilirsiniz

Nusret Erişti

Bu İçerik 2200 Kez Görüntülendi

Yaşam Üye Listesi