Şavşat Duvar Gazetesi Yaşam

Yine Sınıfta Kaldık

Nurşen Kumaş

Isim geregi Fransada calisiyorum. Iki yildir burdayim ve surekli bu toplumu , bizden farkliliklarini bir egitimci gozuyle inceliyorum. Haftada bir kac gun trenle seyehat ettigim icin yolculuk sirasinda gordugum manzara beni sasirtiyordu. Insanlar. trene biner binmez cantasindan bir kitap veya dergi cikarip hemen okumaya basliyor. Alisverise merkezlerinde gordugum manzara yine ayni insanlar kitap raflarinin onunde ve kitap okuyorlar. Bu toplumun her yerinde ve sekilde insanlarin ellerinde kitap var ve insanlar surekli kitap okuyor.

EN ÇOK KİTAP OKUYAN TOPLUMLARIN EN BAŞARILI TOPLUMLAR OLMASI TESADÜF DEĞİLDİR.

DEMOKRASİNİN EN BAŞARILI İŞLEDİĞİ TOPLUMLAR EN ÇOK KİTAP OKUYAN TOPLUMLARDIR.

TÜRKİYE'DEKİ OKUMA ALIŞKANLIĞI

Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu, Türkiye'nin Malezya, Libya, Ermenistan gibi ülkelerin de bulunduğu 173 ülke arasından 86. sıraya düştüğünü belirtiyor. Batıda okuma oranını araştırmanın yeni bir bilim dalı kabul edilirken "Türkiye'de bir yılda yayımlanan kitap sayısıyla ilgili rakamları doğru yorumlayabilmek için, sadece bir önceki yılın rakamlarıyla karşılaştırmak yetmez. Bir de diğer ülkelerin rakamlarıyla karşılaştırmak gerekir aslında.'' Araştırmalara göre, kişi başına bir yılda basılan kitap sayısı Japonya'da 25, Fransa'da ise 7, oysa Türkiye'de 12 bin 89 kişiye bir kitap düşüyor. Araştırmalarda, Birleşmiş Milletler'in İnsani Gelişim Raporu'nda 173 ülke arasında Türkiye'nin Malezya, Libya, Ermenistan gibi ülkelerin arasında 86. sirada.

Türkiye'de kitap okuma oranı yalnızca yüzde 4.5. Japonya'da bir yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılırken, Türkiye'de bu sayı yalnızca 23 milyon 386. Yani, Türkiye'de bir yılda basılan kitap, Japonya'da neredeyse bir günde basılıyor. Kitap okuma alışkanlığının ise çok küçük yaşlarda başladığı bir gerçek.

• Türk’ün ayırdığı zamanın;
• 300 katını bir norveçli ayırıyor.
• 210 katını bir Amerika’lı ayırıyor.
• 87 katını bir İngiliz ayırıyor.
• 87 katını bir Japon ayırıyor.
• Dünya ortalaması bile bizim ayırdığımız zamandan 3 kat fazla..!
• Milli Eğitim Bakanlığının 1993 yılında yaptırdığı bir ankette niçin kitap okumuyuruz sorusuna verilen cevaplar:
• %50,2 kitap okuma alışkanlığım yok,
• %16,6 yeterince zamanım yok,
• %10,6 Boş zamanım çok yoğun geçiyor.
• %10,5 T.v. Video... Tercih ediyorum,
• %4,6 kitap fiyatları pahalı,
• %3,4 derslerim çok yoğun,
• %1,9 diğer sebepler ve geriye kalan cevapsız.
• 1973-1975 Yılları arasında Türkiye’de 30 bin kitapçı varken; 1993 yılında bu sayının 3500 e düşmüş olmasıdır.
• Kalan kitapçılar da kaset, bant, oyuncak, kırtasiye satışlarıyla ayakta kalmaya çalışıyorlar.
• Türkiye’de 1983 yılında 7.180 kitap basıldığı halde 1992 yılında bu sayı 6.151 e düşmüştür.

Bu isler acisi tabloya cesitli arastirma sonuclarini daha ekleyebiliriz. Internette bu konuya baktigim da gordugum tablolar yuregimi sizlatti hersey de oldugu gibi okumada da sinifta kalmisiz.

Bu İçerik 250 Kez Görüntülendi

Kategorisi Yeni Ekleme Formu

Yorum Ekleme Formu

Yazı: Yine Sınıfta Kaldık

Görsel Ekleme Formu

: Yine Sınıfta Kaldık

Yine Sınıfta Kaldık Yorumlar

Bayram Gökbaşı
03.01.2007

“1973-1975 Yılları arasında Türkiye’de 30 bin kitapçı varken; 1993 yılında bu sayının 3500 e düşmüş” bu bilgi çok ilginç geldi bana YOKSA BİRİLERİ BİZİM OKUMAMIZI İSTEMİYORMU geçen gün okan bayülgen programında 1980 lerde yasaklanmış bir kitabın reklamı yapılıyrdu ve o kitap yüzünden bir ay hapis yatmış insanlarda program konuklarıydı. geçmişte kitaptan müzikten okuyandan korkulan dönemler yaşamışız bunun etkisi var bu durumlara düşmemizde. yani ben böyle düşünüyorum. tenefüstü, öğretmen bizi topladı 15-20 kişi kadar vardık. okulun kütüpanesine yönlendirdi öğretmen bizi. ordaki kitapları kucak kucak taşıyarak okulun önüne topladık kocaman yığın yaptık kitaplarla. sonra öğretmenimiz ateşle tutuşturdu ve yaktı kitap yığınını okulun önünde. renkli resimler gördüğüm bir kitabi çalmıştım ben kazağımın içine atarak. kitaplar yanarken bizde iki takım kurarak top oynamaya başladık. ben küçüktüm beni kaleci yapmışlardı. hoplayıp zıplarken, koynumdan kitap düşecek te görecekler diye çok korktuğumu hatırlıyorum.
Bu olay 1981 yılında Çiftlik Köyü İlkokulunda yaşandı. sadece iki hafta kadar okuduğum için öğretmenin ismini resmini hatırlayamıyorum. keşke hatırlayabilseydim. O gün çocuktum bugun kendisine o günkü olay hakkında ne düşündüğümü söylemek isterdim.

Bilgi Çağı
Bilgi Çağı
Attila Şimşek
02.01.2007

Verilere bakıldığında çağdışı bir gidiş içindeki Türkiye gerçeği ile bire bir örtüştüğü görülür.

OKUYALIM
OKUYALIM
Özcan Aydın
30.12.2006

NURŞEN HOCAM YİNE SÜPERSİN. SÜPER BİR YAZI DAHA... İNŞAALLH BİŞEYLER ÇIKARTIRIZ BU YAZIDAN...BAHADIR BEY SİZE KATILIYORUM. ALLAHA EMANET OLUN...

OKUMAK OKUMAK OKUMAKK
OKUMAK OKUMAK OKUMAKK
Orhan Altun
29.12.2006

Yazınız için cok teşekkur ederim .biz turk milleti olarak yapmamız gereken okumak okumak okumaktan başka yapacağımız bır şey yok

Merhaba
Merhaba
Bahadır Altun
28.12.2006

Öncelikle yaptığınız araştırma için şahsım adına teşekkür ederim. Araştırmanız maalesef tahmin edilen bir sonucu ispatlamış oldu. Kitap okumayı bırakın, bu konuda yapılan bir araştırmayı bile çok kişinin okuyacağını tahmin etmiyorum. “Şavşat halkı okuyan bir toplumdur” diye bilinir. Bakalım hala öylemidir. Rica ediyorum, bu araştırmayı okuyanlar yorum yazmasalar bile sadece adlarını yazıp göndersinler. Önce Nurşen Hoca’ya sonra da okuyan ve okutan herkese sonsuz saygı ve sevgilerimi sunarım...

Duvar Gazetesi Yaşam Üye Listesi