Şavşat ve Kültür-Sanat Şiirler

Çocuklar Yarınlardan Ölüm Toplar

Kamil Aydemir

içimde sönmeyen ateşken ahmet kaya
şimdi sende yerleştin oraya

bilirim ölüme çıkar ömrümüzün son ucu
ama böyle erken gidilmezki kazım koyuncu
hayat sahnesindeki yerini dolduramaz hiç bir oyuncu
turuncu akşamlarda
mavi sevdalar
mutsuzluğa geç kalmış yıldızlar yüreğime dalar

rüzgâr saçlarına kurdela yapmış ezgilerini
şarkılarını martılarla mırıldanır
karadeniz’in kıyılarını öpen
sevdiğimin kalçaları gibi dalgalar
acı haber taşımaktan yoruldu kargalar

aah gelincikler
mutluluğa hasret sevdiğim gibi boynunu büker
acı çiğdemler gizlice gözyaşı döker
şimdi kendi dertleriyle meşgul
derelere nasıl naz yapsın kekreler
yıllardır gülemez çiçekler
beli bükük karadeniz’in
sırtında çernobil var
karadeniz’de insanı ölüm korkusu sarar

kanatlarından gül dökmüyor kırlangıçlar
balıklar da küstü karadeniz’e
bu ne arsız sızıdır içimde azan
sanki mevsim hazan
çöktü analar babalar çöktü
yarım kaldı nice sevdalar
yaslı dağlar
koynundaki zehirlerini karadeniz’e döktü
çernobil’den kalkan bulutlar
faili meçhul vuruldu umutlar
çocuklar yarınlardan ölüm toplar

bir yanımdan yeşil ırmak
diğer yanmdan çoruh akar
ikiside hüzün kokar
çernobil karadeniz’de bir canavar
gelinler gebe kalmaya korkar

sakat doğuyor çocuklar
danalar kuzular sakat
devlet babanınki en acı tokat
sevdiğimin dudakları gibi gülmüyor artık narlar
eski tadından uzak ballar
ölüm akar pınalar
oy karadeniz
yüreğinde yara var
nice geceler ağlarım
aya sırtımı yaslar

beni afedin sevinçlerim
sizleride giden dostların arkasından düşürdüm
günlerin yakasına karanfil iliştirdim
mavi düşleri
yeşil gülüşleri çalınan
beyaz şapkalı dağları da susturulan karadeniz
söyle müziğin âsi çocuğu
ne yapar şimdi sensiz

giderken yüreğinin ceplerinde götürdün
nice sevgi ezgilerini
bize suç bellettiler öğrenmeyi başka dilleri
önceleri düşünemedim neden suç olsun öğrenmek
kardeşlik halayı çeker diller elele tutunarak
kazım koyuncu kardeşim
ardından lazca ağlamak isterim
istediğim gibi ahmet kaya’nın ardından kürtçe ağlamak

ölüm değil ki bal
hele de baharında ömrün
öyle kolay verilmez ki can
ah güzel insan
nasılda anlardın şarkıların
çalgıların dillerinden
öksüz kaldı kemençe
tulum öksüz kaldı
hitar lâl

çernobil’den yayılan zehir
seni de aramızdan aldı
bize emanet kaldı kavgan
kelepçe taşırken bile bu kadar acımamıştı
tabut taşıyan ellerim
onca şiir seperim de
sönmez içimdeki alevlerim
çocukların gamzelerine konar küllerim


şimdi dünya insanlarına dokunsa da dallarım
karadeniz’de hayata ilk saldığım köklerim
bende karadeniz’den beslendim
aranızdan bir günde ben giderim
cebimde doyamadığım sevdiğime sevda şiirleri
ve yarım kalan düşlerim
yakama yapışacağınızı biliyorum ertelediklerim
diyor ki zulamdaki umutlarım
çocukların mutluluk toplayacağı günlerde gelecek

şimdi hoyratça kırsada
mutluluk çiçeğine duran dallarını bu sevdanın
biliyorum ki ben
en harika kadınını sevdim şu dünyanın
belki bir gün o da anlar beni
sevgi açar çiçek

Kamil Aydemir

Bu İçerik 232 Kez Görüntülendi

Kültür Şiirler Üye Listesi