Şavşat ve Kültür-Sanat Şiirler

Dostlara Mektubum

Öztürk Acun

New PageHayal kurma gerçekler var ortada
Ankara ili üç saat uzakta
Azim olsa dost iline varışta
Dağlar tepe olurmuş düzler dedim

Dünya gidişini anlayamadım
Ağladım çok ömrümce gülemedim
İyilik ettim kötülük yapamadım
Ağzım doldu kötü söz diyemedim

Kağıt mı yok unuttu mu kalemin
Tez tez gelmez oldu artık selamın
Kara kedileri kaldır ortadan
Karşında selamlar sunayım dedim

Bir idim iki oldum zamanla üç
Hayat acımadı geçimimiz güç
Haykırsaydım ağlasam isyanım suç
Hak etmedin ama yine çek dedim

İhanet köprüsü kurulmuş çoktan
Olmayan paralar verildi hiçten
Kaçınmıyorlar gör vebalinden suçtan
Dağıtılan ulufeye rızam yok dedim

Kimin parası kimlere verirsin
Son gün adalet için kan kusarsın
Başına tokmakla kendin vurursun
O dünyada yerin barkın yok derim

Fırsat diye eline almış ferman
Kimseye sağlamazlar asla derman
Bizim köydeki utanma kel Kirman
Çıkarından başka dil bilmez dedim

Almışlar eline parayı pulu
Gariptir baksana çalışan kulu
Yok olmuş kalmamış ülkenin sonu
Bana nerden geldi dedim bu korku

Desen de demesen de fırsat onda
Soyan doymayan hücre vardır onda
Ferin gider anlamazsın sonunda
Alışırsın sen de başkasıdır dersin

Çıkarcı çoğaldı ekmek azaldı
Ekmek için kafalarda tuzlandı
Sofralar bozuldu hile çoğaldı
Haram kalmadı sahtekarlar dedim

Bilmeden konuşmak modası işte
Haramizadenin gözü mecliste
Yayar ağzını sanki çok bilmişte
Konuşur yanıltır gerçeği dedim

Hala aydınlara vurun zinciri
Neden duyuyorsunuz bu kini
Bakarsın ki hızla olur inişi
Değişir gündem çabuk olun derim

Bereket sağlamdır devlet temeli
Bazılarının yıkmaktır emeli
İyi tut kaçırma elden nimeti
Ararsın bulamazsın diyorum

Milletin kuşatılmış her bir yanı
Bazılarının bozulmuş kanları
Böylesi uygun olurmuş çıkarı
Lanet edelim zalimlere derim

İsteklerime zamanım yetmiyor
Başım ateş almış duman tütmüyor
Mücadeleyle geçti koca ömür
Dayanmıyor iskeletle kemikler

Meydan hep boştu kendinden geçmiş
İktidarlar muhalefete yalancı demiş
Cümleler cımbızlanmış aranıp bulmuş
Eğriler doğru diye yutturulmuş

Kimse bilmez sanılır hal ve gidişi
Takdir edilir oldu arsızların yiyişi
Göze batıyordu askerlerin geçişi
Güvercinler uçmaz artık besbelli

Ne tacım kaldı ne de gücüm kaldı
Yüzme bilmeyince suya dalmadı
İçimizde ciğer böbrek kalmadı
Gururla söyledik gurur var dedim

Seversin bilirse kadir kıymeti
Oğul uşak sevgi dünya nimeti
İnsanın burada kalır serveti
Sağlıkla oldukça et hizmeti derim

Bu sene çok oldu Temmuz sıcağı
Tutamadım elde özgür kaşığı
Ana babaya saygı yakışığı
Hizmettir hürmettir doğruluk derim

Çağırdın bağırdın sesim çıkmadı
Şirret olan kötülükten doymadı
Büyük küçük hiçbirini saymadı
Yedikçe şişti büyüdü doymadı

Dostun haberleri iyi gelince
Seviniyor insan inan günlerce
Kavuşsun tüm dileğine emele
Bütün güzellikler olsun ailene

Tarkan’ım ne oldu oldu mu tayin
Gelin çocuklar nüfusu mu sayın
Çok torun istiyorum bunu bilin
Arttırın çocuğu birini derim

Luzumi boşuna devran eyleme
Duygularına kapılıp yellenme
Huysuzu uğursuza helal eyleme
Sırrını konuşma söyler birine

Sarılırsın sevgiyle gitmez boşa
Yapmacık edalarla gülüş boşa
Gerdan kırıp naz etmeler onda
İçine atarsın derdini sonunda

Firavun oluyor başa gelenler
Amerika’dan veriliyor emirler
Kuzu gibi oluyoruz ne derler
Kuyruk sallıyorlar bütün yolcular

Gençliğe Hitabe kalmış levhada
Muaffak oldular son üç beş yılda
Teba olmak için herkes yarışta
Söverim terbiyem müsade etmez

Uzatma arayı kızarım anla
Sınırlarımı çizmiştim kanımla
Gerekirse yine öderiz canla
Uyanık ol iç düşmana aldanma

Zaten ben deliyim mihman istemem
Düşmüşüm dertlere çare bulamam
Herhalde dertlerle çokta yaşamam
Yaşımız geçti baksana koşamam

Dost dediysem başka söze gerek yok
Başka ne dilenir ki olsun sağlık
Hanenizden uzak olsun tüm yokluk
Evinde eksilmesin bereketlik

Su çare olmaz ciğerde ateşe
Sönmez içinde arsızca gülsen de
Saçın başın yalnız iken yolsan da
Kimse yanmaz anlamaz torsan da

Öztürk geldin mektubunun sonuna
Gelip oturan can ciğer olana
Ulaştır gönlündeki arkadaşına
Çok selamlar söyle bizi sorana

Şavşat Kültür-Sanat Şiirler Üye Listesi