Şavşat Duvar Gazetesi Politika

60’lı Yıllarda Öğrencilik

Fevzi Torun

Saylıca.com sitesinde emekli öğretmen Hasan Büyük’ün ‘Şavşat’ta öğrencilik” başlıklı yazısını zevkle okudum. 60’lı yılların aynı koşullarında ki meşakatli öğrencilik hatıralarım canlandı benliğimde.

(Hasan Büyük’ün yazısına ilaveler katarak, bu kadar çileli bir eğitim görüp, gençliğini ve çocukluğunu yaşayamayan, 12 Mart ve 12 Eylül’un hışmına uğrayan ve 68’li kuşak diye adlandırılan birçok insanın günümüzde siyasetteki duruşuyla ilgili de birkaç satır yazı yazmanın doğru olacağını düşündüm.)

O yıllarda İlkokul da çarık, Ortaokul da kara lastik giyerek çam kütüğü, yada 5 numaralı gaz lambası veya lüks lambası karşısında ders çalışmalarımız hiç unutulur mu?

Yaz tatillerinde dinlenme yerine, kavurucu güneşin altında gemiye (dövene) binme, tığ savurma, çayır ve tarla biçip kaldırma, tarla ve bostan sulama, yaylada öküze tuz yalatma, meyve toplama v.s.gibi birçok alanda adeta bir maraba gibi çalışmalarımız tabi ki unutulmaz.

Gerek yukarıda bahsedildiği gibi Şavşat’lı öğrencilerin köylerdeki yaşam mücadelesi ve Ortaokul da ki ilkel koşullarda ve sağlıksız pansiyonlarda ders çalışmaları okuma tutkularını hiçbir şekilde etkilememiştir. Çünkü doğal ve ekonomik zorluklara karşı onlar okumayı adeta bir onur meselesi yapmışlardır.

12-16 yaşlarında doğa şartları ile yılmadan mücadele ederek, 3 metre kar üstünde 4-5 saat yürüyüp okuluna giderek bu güç koşullar altında tahsilini tamamlayan ve 68 kuşağı diye adlandırılan bizler, adeta bir eğitim ordusu gibi yurdumuzun dört bir yanına dağılarak, devletimize ve milletimize hizmet ettik. Eğitimde, Sanatta ve kültür dalında Şavşat’ın ismini tüm Türkiye’ye duyurduk.

Eğitimde sergilediğimiz bu zorlu uğraşlarımızın yanında demokrasi ve de halkımızın karanlıktan aydınlığa çıkması için etkili bir mücadele yaptık.Fakat bu hareketimizin ve okumuşluğumuzun bedelini 12 Mart ve 12 Eylül’de çok ağır bir şekilde ödedik. Düşünmeyen, üretmeyen bir gençlik isteyen bağnaz ve çıkarcı düşünce yapısına sahip güçler bu dönemlerde askeri darbeler yapıp, ülke yönetimine el koyarak bizleri işkencelerden geçirip susturdular.Birçoğumuzu katledip, kalanları sürgüne göndererek aile birlikteliğimizin parçalanmasına sebep oldular.

Ne yazık ki bizim kuşaktakiler çektikleri çileli eğitim ve sonrasında gördüğü baskıları şimdilerde unuttular.Bir çoğu solda durur gibi yapıp, düzen cephesine yarandılar.Ekonomi işlerinin devletten ayrılması, piyasayı serbest ekonominin ve özel teşebbüsün yönetmesine sıcak bakmaktadırlar.

Kendi geçmişine nankörlük ederek, bir taraftan demokrasiden bahseden liberal Solcu arkadaşlarımız diğer taraftan yönetime askeri çağırarak iki yüzlülük sergilemektedirler. Böylece onlar yüzünden ülkemizde solun tanımında büyük bir kargaşa yaşanmaktadır.

Fevzi Torun

Bu İçerik 9030 Kez Görüntülendi

Politika Üye Listesi