Şavşat ve Kültür-Sanat Fıkralar

ÇİNİ KAYA ÇİNİ KAYA

Metin Gümüş

ÇİNİ KAYA ÇİNİ KAYA

Çocuktum ilkokul 4 veya 5. sınıfta iken karne tatilinde Hantuşet’ta Ahmet (Demiral) amcalara gitmiştim.Bir kaç gün kalmış ve ertesi gün bizim köye(Verxunal’a)döneceğim. Ahmet amcalarda oturuyoruz.Bizim köylü Rahmetli Çini Kaya dedenin damadı yine Rahmetli Sefo bibinin eşi Şakir (Demiral) ağabeyde orda.Onun da polis olarak ilk ataması yapılmış ve birkaç gün içinde gidip Ankara’da göreve başlaması gerekiyor.İşlerinin yoğunluğu nedeni ile bizim köye gidip kaynanasına,kaynatasına allaha ısmarladık demek için zamanı yok.Ben köye gidince kendisinin bu konudaki mazeretlerini ve özrünü Kaya dedeye arzetmemi benden Rica etti.Yapmış olduğu sandığa (ne sandıktı ama o sandık) cila atmakta olan Ahmet amca konuşmamıza müdahil oldu.”Ela sımarlama iş olmaz Kazım beg.(Şakir ağabeye köyde hep Kazım diye hitap ederlerdi) Otur haburaya al elan kağıt kalem bir mektup yaz ver çocuğa götursun versın kaynatayan.” Şakir ağabeyde “yahu ne mektubu.Na yazacağım mektuba.” Diye karşılık verince.Ahmet amca “na mi yazacan.Yaz baxem Çini Kaya, Çini Kaya gediyerım Anqaraya , iştar atinan gal iştar yaya.Selam vesselam.” Diye kısa bir dörtlük uyduruverdi hemen oracıkta.
Metin Gümüş

Bu İçerik 72 Kez Görüntülendi

Kültür Fıkralar Üye Listesi