Üye Girişi
Kullanıcı :
Şifre :
 
Şavşat.com'a Üye
Değil misiniz ?


Köşkidekiler

Son 25 Üye

Ramazan Yıldırım

Tekin Acı

Seyfettin Özışık

Yaşar Temur

Nuran Aydın

Kadir Yalciner

Şenol Boz

Erdem Altun

Onur Geçkin

Zeki Ekinci

Selçuk Özgür

Mehmet Çiçek

Şeyma Dede

Naim Gümüş

Özbay Demir

Gizem Yazar

Nurbay Demir

ibrahim Büyük

Gökhan Durmuş

Nurbay Gül

Erkan Yılmaz

Nehir Kübra Avcı

Selçuk Gündüz

Ali Osman Yıldız

Özgür Çelik

AnaSayfa
Kültür ve Sanat
Duvar Gazetesi
Haber/Güncel
Mesaj Tahtası
Foto Galeri
iletişim
Şavşat ve Şavşatlılar Rehberi
Şavşat ve Turizm
Şavşat ve Medya

Bugün
19 Eylül 2017 21:58

Fuat Yüksek - Foto Galeri
  DUVAR YAZILARI ...

  KATEGORİK BAŞLIKLAR ...

Dillerin Savaşı

Şavşat.Com Web Ekibi / 19 Şubat 2008 09:06

Le Monde Diplomatique'in çıkardığı "Maniere de voir" dergisi şubat sayısını ilginç tartışmalara konu olabilecek 'dillerin savaşı'na ayırdı. Derginin bu sayısını yöneten Bernard Cassen dilin önemini tartıştığı yazısında; çok kutuplu bir dünya talebinin tek dili reddetmekten ve çokdilliliği savunmaktan geçtiğinin altını çizerek, "kendi dilinde yaratmak ve kendi dilinde çalışmanın halksal bir egemenlik hakkı olduğunu" vurguluyor.

İngilizcenin gün gittikçe yayılarak egemenlik alanını genişlettiği bir dünyada, dillerin mücadelesinin önemini tartışan "Maniere devoir", 97'nci sayısında birçok ünlü yazar, dilbilimci, filozof ve sosyologun konuya ilişkin yazılarına yer veriyor.

"Maniere de voir"ın bu sayısını yöneten ve aynı zamanda küreselleşme karşıtı hareketin önemli liderlerinden olan Bernard Cassen, 'Şu egemenlik silahı' başlığıyla kaleme aldığı yazısında "eğer dillerde sadece iletişim araçlarını görüyorsak onları çağrıştırmak için savaşçı bir terminolojiye başvurmaya gerek yok" dese de derginin sayı başlığı "Dillerin Savaşı" ve kendi yazısının başlığı ise "Şu Egemenlik Silahı".

"Konuşmak nihayetinde savaşmanın tersidir. İletişim kurmak, anlaşmak ve hemfikir olmak..." diyen Bernard Cassen, ustaca kurduğu metaforlarla dillerin mücadelesini çarpıcı bir şekilde tartışıyor.

Günümüzde en çok dilin konuşulduğu ve 21'inci yüzyılın başkenti olarak kabul edilen Londra'nın parolasının 1801'den beri "sınırlarım sözümdür" olduğunu hatırlatan Cassen, insanların anlaşabilmeleri için müzakerenin bazı eşitliklerden geçtiğini de dile getiriyor.

NÜFUSA DEĞİL İKTİDAR ARAÇLARINA BAĞLI

Bu eşitliğin herkesin kendi ana dilinde kendini aynı düzeyde ifade edebildiği veya aynı dilde eşit oranda öğrenim gördüğü durumlarda geçerli olduğunu dile getiren yazar, ya da dili konuşanların iletişim eşitliğinin üçüncü bir dile eşit derecede hâkim oldukları durumda söz konusu olduğunu belirtiyor.

Burada dilin ve dili en güzel şekilde kullanmanın önemini ele alan Bernard Cassen, bunun için ciddi bir eğitim ve öğrenim gerektiğini de örneklerle aktarıyor. Ünlü İrlandalı düşünür ve oyun yazarı George Bernard Shaw'un "Pygmalion" oyunundan esinlenerek çekilen "My Fair Lady" adlı filmde; dil öğretmeni Henry Higgins'in sokakta çiçek satan, öğrenim görmemiş bir genç kızdan bir prenses yarattığını hatırlatan Bernard Cassen, öğrenimle dilin en güzel şekilde öğrenilebileceğine değiniyor.

Bir dilin yayılarak kendisine egemenlik alanı oluşturma gücünün, o dili konuşanların sayısına yani nüfus oranına bağlı olmadığını belirten Cassen, bunun dilin iktidar araçlarıyla ilişkisine bağlı olduğunu vurguluyor.

Sömürgecilerin, memurların, askerlerin, tüccarların ve misyonerlerin sayısının gidip kendi dillerini öğrettikleri daha doğrusu konuşturttukları insanlardan kat be kat az olduğunu hatırlatan Bernard Cassen "Fakat onlar ekonomik, askeri ve sembolik metropol gücünün taşıyıcılarıydılar" diyerek dil ve iktidar ilişkisini irdeliyor.

Cassen, metropol dilinin kendini dayatmasının en azından yönetim ve idarede üstünlüğünü dayatmasının ve halkla kendi arasına mesafe koymasının sonucu olarak "egemenlik silahını ele geçirdiğini" ifade ediyor.

KÜRESELLEŞMENİN 'BEKÇİ KÖPEKLERİ'

İngilizcenin günümüzde Hollywood, Pentagon, Coca-Cola, Microsoft ve Apple gibi araçlarla dünyaya egemenlik kurduğunu belirten Cassen, bunun geçmişte "sömürdüğü ülkelerdeki yerli elitlerin beyinlerini hedefleyen İngiliz sömürü düşüncesinden de farklı olduğunu"nun altını çiziyor. Bernard Cassen, günümüzde Amerikanın, İngilizlerin geçmişte yaptığı gibi sadece elitlerin değil onun yerine yığınların düşüncelerini de ele geçirdiğini kaydediyor. ABD'nin dünyayı çepeçevre saran endüstriyel ve fı-nansal araçlarını kullanarak ne pahasına olursa olsun yığınlar üzerindeki hegemonyasını korumaya çalıştığını vurguluyor yazar.

Amerikanın elitlerin, özellikle de gelişmiş ve daha önce sömürgecilik deneyimi olan ülkelerdeki elitlerin düşüncesini ise markalarla hedefleyerek onları neoliberal küreselleşmenin "bekçi köpekleri" haline getirdiklerini yazıyor.

Çok kutuplu bir dünya talebinin tek dili reddetmekten ve çokdilliliği savunmaktan geçtiğini belirten Bernard Cassen, "kendi dilinde yaratmak ve kendi dilinde çalışmanın halksal bir egemenlik hakkı olduğunu" vurguluyor. Bu çokdillilik kavramının bu yüzden çokuluslu şirketlerin yöneticilerinin ve onların sözcülüğünü ve kalemşörlüğünü yapan yerellerin tüylerini ürperttiğini kaydediyor, Bernard Cassen.

Uzun yıllar küreselleşme karşıtı hareketin de öncülüğünü yapan Bernard Cassen, dillerin mücadelesinin İngilizce dahil bütün diller için hayati bir mücadele olduğunu belirterek dil sorununu küreselleşme karşıtı hareketin ajandasına taşıyor.

DİLLE ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR

Ancak bugüne kadar bu konuda çok daha dikkat çeken çalışmalar gündeme getiremeyen küreselleşme karşıtı hareketlerin bunu ne kadar gündemlerinde tutacağı şimdilik merak konusu.

Dergide 'Bir Dünya Vizyonu' başlıklı yazıda da 'yaşayan dilleri de sanal diller gibi sadece bir iletişim aracı olarak görmek için çok naif olmak gerekiyor' denilerek, binlerce yıllık tarihi geçmişi olan dillerin insan psikolojisi ve kişiliği ile yakın ilişkisi olduğu ve bu dillerin kendilerine mensup insanların kimliklerini oluşturduğu kaydediliyor.

Fransa'nın yaşayan en ünlü filozoflarından Regis Debray'ın dil için 'bir araç değil, fakat bir yaşamsal alandır. Uzun ve biricik hayati bir altındır' dediğini hatırlatan yazar, görme-yaratma yetilerimizin dilimizin sınırları içerisinde var olduğunu dile getiriyor.

Fransız tarihçi Fernand Braudel'den ise 'Fransa Fransızcadır' alıntısını yapan yazar, bugün Belçika'da yaşanan tartışmaları örnek göstererek, net bir şekilde ekonomik ve sosyal boyutları da olan sorunların dil üzerinden kristalize olarak gündeme geldiğini anımsatıyor ve dilin politik yaşamdaki önemini tartışıyor.

DİRENİŞ STRATEJİSİ

İspanya'daki Franko rejimine karşı direnişin de Katalanca etrafında kurulduğunu belirten yazar, bunun Bask Bölgesi'nde de yine aynı şekilde geliştiğini kaydediyor. Yazar, bugün özellikle de Fransa'da offshore "elitlerin", halkların paylaştıkları bir tarih etrafında, bir toplum oluşturmak için ellerinde kalan tek şey olan dillerine bağlılıklarını bir "milliyetçilik" olarak yansıtmaya çalıştığını belirtiyor. Bunun, malların serbest dolaşım alanının gündemde olduğu günümüzde, bu elitlerin yaşamın bütün alanlarını kâr edebilecekleri faydalanma alanları olarak görmelerinden kaynaklandığını belirtiyor.

Onlarca filozof ve dilbilimcinin konuya ilişkin araştırmalarına yer veren dergi, dil ve siyasetin çok sıkı bir şekilde birbirine bağlı olduğu sonucuna varıyor. Bazı dilbilimcilerinin bunu anlamadıklarına da dikkat çekilen yazılarda, dil konusunu politikadan ayrıştırıp bir tür pazar malzemesi gibi düşünmenin büyük bir yanlışlıktan ibaret olduğu kaydediliyor.

Diğer yandan İbranice, Macarca, Fince, Çekçe ve Estonca gibi dillerin ise devletlerin ortaya çıkması ve müdahalesiyle yaşayarak modern dünyaya adapte olabildikleri kaydediliyor.

"Maniere de voir"ın bu sayısında ayrıca ünlü Fransız filozof ve dilbilimci Jacques Derrida, Filistinli entelektüel, Edward W. Said, filozof Victor Gomez Pin, Martine Vanhove, Serge Govaert ve Jacques Cellard gibi yazar ve entelektüellerin konuya ilişkin yazıları da yer alıyor.

ANF, Paris (12.02.2008)

Çev : MURAT AKTAŞ


  LİNKLER ...
  KATEGORİ İÇERİK LİSTESİ ...
Kültür ve Sanat

Horavel - Xoraw ...

Suat Yüksel'in ...

Selam Sana Mavi ...

8 MART DÜNYA KA ...

Hopadan Ardahan ...

AF ET BENİ KÖYÜ ...

Bir Hiciv Ustas ...

Deryami Baba İl ...

Keklik deresi ...

Gitti Köy Kültü ...

Uluslararası Ka ...

"Sonbahar" kend ...

Kara Lastik ...

Direnç Gülü ...

Yasak ve Dans ...

Gelme Salim ...

Son Fotoğraf ...

Dillerin Savaşı ...

Köy Yollarında. ...

Hekiyalar Diyar ...

Yeri Dolmayanla ...

''...Motorumu s ...

Gün’e Sel ...

Güz Yangını ...

''...Yarin saçl ...

Birgün ...

Dostça Bir Yazı ...

Çoban Ömer ...

Morbet ...

Hızır ...

Duvar Yazısı ve Yorumlarınızı üye girişi yaparak ekleyebilirsiniz ...

Haberler

Duvar Gazetesi

Mesaj Tahtası

Foto Galeri

Kültür&Sanat

Ticari Rehberi

İçerik ve Yorumlarınızı üye girişi yaparak ekleyebilirsiniz ...

  

SAVSAT.COM un kayıtlı 6769 üyesi bulunmaktadır.


Öneri ve İstekleriniz | Çağrı | Katılım ve Katkı | Kullanım Şartları